Inhi bana sürekli olarak "neden" diye soruyor. Neden böyle yapıyorsun, neden hatırlamıyorsun, neden cabalamıyorsun? Inhi'nin gözünde ben herhalde garip bir saçmalıktan ibarettim. Bazen de onu zora sokmak için kasıtlı olarak öyle yaptığımı düşünüyor olmalı. Kendisine nasıl davrandığımı görmek için bildiği şeyleri bile mahsus bilmezden gelir gibiydi sanki. O halimle hiç istifimi bozmuyor gibiymişim.
Inhi'nin odasının kapısını kilitleyip iç çeke çeke ağladığını bilirim. Dün arkadaşıyla telefondaki konuşmasını duydum. Delireceğim, diyordu.
Montaigne'nin Denemeler'i. Sararmış karton kapaklı kitabı tekrar okuyorum. Bu satırlar, insan yaslanıp okuduğunda da güzel. "Hayatımızı ölümle ilgili düşüncelerle mahvediyoruz, ölümümüzü ise hayatla ilgili düşüncelerle."