Aslı Altun

7/10
·192 syf.··
2026 14. kitabı
Livaneli denince akla gelen o epik anlatım, tarihsel dokuyla harmanlanmış derin karakter tahlilleri bu kez yerini daha durağan, hatta yer yer sönük kalmış bir kurguya bırakmış. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim ilk şey, yazarın diğer devleşmiş eserlerinin (Serenad veya Kardeşimin Hikayesi gibi) gölgesinde kalmış bir eser okuduğumdu. Kitabın genelinde tanımlayamadığım bir eksiklik var. Karakterlerin motivasyonları mı zayıf, yoksa olay örgüsü mü fazla doğrusal emin değilim ama hikayenin içine tam anlamıyla nüfuz edemedim. Bir şeyler hep eksik, hep havada kalıyor gibi.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·176 syf.··
2026 13. kitabı
Bir köle olarak doğan ama zihniyle dünyadaki tüm krallardan daha özgür olan bir adamın bilgeliğine misafir olmak, modern dünyanın kaygıları arasında bana nefes aldırdı. Kitabı okurken altını çizdiğim her satırda şu temel prensip yankılanıyordu: "Kontrol edebildiklerin ve edemediklerin." Epiktetos, bize basit ama sarsıcı bir soru soruyor: Başına gelen olayları değiştirebilir misin? Hayır. Peki, onlara verdiğin tepkiyi yönetebilir misin? Evet. İşte özgürlüğün anahtarı burada yatıyor.
Düşünceler ve SohbetlerEpiktetos · Kaknüs Yayınları · 20101,130 okunma
8/10
·384 syf.··
2026 12. kitabı
Sayfalar çok hızlı ilerledi; dili yormayan, kolay okunabilir bir yapısı var. Bu yönüyle kitap beni içine çekmeyi başardı ve okuma sürecim oldukça keyifli geçti. Anlatım bana yer yer fazla düz geldi ve bu da bazı sahnelerin duygusal gücünü sınırladı. Daha derinlikli bir dil ya da daha güçlü bir edebi atmosfer beklerdim. Uzun süre çözülmemiş sorunları olan bir karakterin, neredeyse tek bir cümleyle iyileşip tamamen farklı birine dönüşmesi bana pek inandırıcı gelmedi. Gerçek bir hikayeye dayanıyor olsa bile, bu değişim okurken biraz kurgu gibi, hatta aceleye getirilmiş hissi uyandırdı. Tüm bunlara rağmen kitabın akıcılığı, merak unsurunu diri tutması ve psikolojik yönü benim için önemli artılardı. Okuması kolay, sürükleyici ama edebi beklentiyi çok yüksek tutmamak gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu.
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
10/10
·500 syf.··
2026 11. kitabı
Kitabı kapattığımda kulaklarımda hala o amansız rüzgarın sesi vardı. Emily Brontë bize bir aşk hikâyesi değil, iki vahşi ruhun birbirini nasıl yok ettiğinin trajik dökümünü sunmuş. 500 sayfa boyunca sadece bir roman okumadım; sanki o kasvetli malikanenin koridorlarında, Heathcliff’in öfkesine şahitlik ettim. Heathcliff ve Catherine... Onlar için "aşıklar" demek çok hafif kalıyor. Onlar, aynı fırtınanın iki farklı kolu gibi. Catherine’in "Ben Heathcliff’im" haykırışı, bir romantizmden ziyade, bir varoluş sancısı. Heathcliff, toplumun dışladığı, sevgisizliğin sertleştirdiği bir "yabancı" olarak girdiği o evde, Catherine’in ruhunda kendi yansımasını buluyor. Ancak sınıf farkı ve mülkiyet hırsı bu saf vahşiliği kirlettiğinde, ortaya çıkan şey safi bir yıkım oluyor.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,9bin okunma
8/10
·416 syf.··
2026 10. kitabı
Boston'ın dondurucu soğuğunda, bir manastırın sessizliğini bozan vahşi bir saldırı... Biri ölü, diğeri can çekişen iki rahibe. İlk bakışta anlamsız bir şiddet eylemi gibi görünse de, adli tıp uzmanı Maura Isles ve dedektif Jane Rizzoli işin içine girdiğinde, bu sessiz duvarların arkasında asırlık sırların ve modern trajedilerin gizlendiği ortaya çıkıyor. Suçun her zaman tekinsiz sokaklarda değil, bazen en güvenli ve huzurlu sandığımız manastır hücrelerinde, inancın gölgesinde yeşerebileceğini görmek sarsıcıydı.
GünahkârTess Gerritsen · Martı Yayınları · 20127,9bin okunma