Hâşim’in gözleri, hayat ve tabiata karşı açılmış esrarlı bir penceredir. Bu pencereden görülmemiş renklerle, bilinmeyen âlem seyredilir: “Gök yeşil, yer sarı, mercan dallar.”
Abdullah bir zaman kendi halinde öylece hissiz kaldı. Sonra kendi kendine söylendi:
- İşte dünya!... İşte insan!... Şurada karşıma bir ayı çıksaydı, beni bir pençede parçalar yerdi. Ne söverdi, ne döverdi ve ne de inançlarımla alay ederdi. Şimdi kime gideyim, derdimi kime anlatayım, kimi şahit tutayım ve hangi adliyeden hakkımı isteyeyim?...