Kitap görünürde iki ana karakter üzerinden Hasan sabbahın kurduğu düzeni anlatan tarihi bir roman. Anlatılan olay Büyük Selçuklu devletinin en parlak dönemi olan Sultan Melikşah döneminde geçiyor. Okur kitabı okurken yalnızca Sabbahın hayatını öğrenmiyor aynı zamanda yaptığı şeylerin felsefi nedeninide öğreniyor. Hasan sabbah mutlak hakikatin olmadığına inanan ve bunun içinde herşeyin mübah olduğunu düşünen sofistlerden etkilenen bir kişidir. Mutlak hakikatın olmadığı inancını yaymak yerine bunu bir sır gibi saklayıp bütün kurduğu düzeni bu sır üzerine inşa etmiştir. İnsanlara gerçek bir hakikatın olmadığına ikna etmek yerine onların zaaflarını kullanarak onların inanacağı bir hakikat inşa etmiştir. Bunun sonucunda akıl almaz çılgın şeyler ortaya çıkmıştır. Sabbahın felsefesi günümüzde yaşanan insafsız olayların klavuzu olabilir.
Peki ya adalet? Şahsi ihtiyaçları karşılandığı müddetçe onlar için bu kavramın da zerre kadar ehemmiyeti yok. Eğer insanlık böyleyse büyük hedeflere ulaşmak için bu zayıflıktan istifade edecektim.