Aslı

Kendimizinki hariç her acı, bize meşru ya da gülünçlük derecesinde anlaşılır görünür; böyle olmasa, duygularımızın değişkenliği içinde tek sabit şey matem olurdu. Fakat yalnızca kendimizin matemini tutarız.
Sayfa 29
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnsan, aktarılamayan Kelâm'ın sonsuz vecdi içinde yalnızca kendini dinlemeliydi; kendi sessizlikleri için kelimeler ve sadece kendine ait pişmanlıklar için işitilebilen akortlar uydurmalıydı.
Zira her yoğun acı doluluk benzeri bir durum yaratır ve bilince, içinden çıkamayacağı korkunç bir gerçeklik sunar; oysa sıkıntı denen o zaman matemindeki madde'siz acı bilincin karşısına, onu kazancı bir girişime zorlayan hiçbir şey çıkarmaz.
Böylelikle, her gecede, sonra kendimizi yeni bir günün karşısında bulduğumuzda, o günü doldurma gerekliliğinin gerçekleştirilebilemez oluşu içimizi ürküntüyle doldurur.
Sayfa 17
İmandan daha büyük bir feragat var mıdır? İman olmadığında sonsuz sayıda çıkmaza girildiği de doğrudur.
Sayfa 142