Bunu bilmemesinin nedeni yalnızca uykusuz kalmış kafası mıydı, yoksa hep var olmuş, ama toplumsal ritüellerin arkasına gizlenmiş bir yabancılığın mı farkına varmaktaydı?
Bir şeyle vedalaşabilmek için, diye düşündü tren hareket ederken, öyle bir karşı durmalıyız ki o şeye, içimizde bir mesafe oluşsun. Onu kuşatan dile getirilmemiş müphem tabiiliği, bizim için ne anlama geldiğini gösterecek bir berraklığa çevirmeliyiz. Bunun da anlamı, o şeyin somutlaşıp açıkça görülebilir dış hatları olan bir şeye dönüşmesidir.