Aslı

Aslı
Okumak bir iptiladır müptelalara selam olsun..
Cemaziyülevvelini Bilmek
Bilindiği üzere Osmanlılarda arşivciliğe büyük önem verilir ve devlete ait her belge titizl­ ikle saklanırdı. Şimdiki gibi dosyalama sisteminin olmadığı devirlerde, devlet daireleri bu iş için çuvallar kullanır ve her aya ait biriken evrakı bir torbaya doldurarak saklarmış. Arşiv evrakı birbirine karışmasın ve arandığı zaman kolay bulunabilsin diye de torbaların üzerine iri yazı ile ait olduğu ayın ismi yazılır, böylece mahzene indirilip kronolojik sıras­ ına konulur imiş. Yıllardan birinde cemaziyülevvele ait evrakın, sandık içine mühürlenip bir yere nakli ger­ ekmiş. Henüz fakir bir mülâzım olan arşiv memuru, istenilen evrakı sandığa boşalttıktan sonra boş torbayı alıp evine götürmüş. Bir müddet sonra da fakirlik belasıyla torbadan bir iç donu diktirip giymeye mecbur olmuş. Ne var ki torbanın üzerindeki halis bezir isi mür­ ekkep, yıkamakla çıkmamış ve cemaziyülevvel yazısı tam da poposunda, okunur vaziyette kalakalmış. Olacak bu ya; bir gün kalem (eskiden devlet dairelerine bu isim verilirdi) ark­ adaşları onu iç donuyla görüp poposundaki cemaziyülevvel yazısını okuyunca fakir mülâz­ ımın sırrı ortaya dökülmüş; aralarında imalı imalı gülüşmeye başlamışlar. Gel zaman, git zaman; mülâzım efendi çalışıp çabalamış, okumuş yazmış ve kısa sürede yükselmiş. Artık kadife astarlı samur kürkler, mücevher işlemeli kaftanlar giyer olmuş. Eski arkadaşları kendisine gıpta ile bakmaya ve hatta kıskanmaya başlamışlar. Onun yüc­ eliğinden bahsedildiği bir gün de içlerinden biri, — Canım, demiş; şimdiki hâline bakmayın, biz onun cemaziyülevvelini biliriz. O günden sonra cemaziyülevvelini bilmek, birisinin mazideki bir ayıbından kinaye olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Sayfa 21 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
BAĞDAT GİBİ DİYAR OLMAZ
Dilimizdeki "Ana gibi yâr, Bağdat gibi diyar olmaz." sözünün aslı muhtemelen "Ane gibi yar; Bağdat gibi diyar olmaz." şeklindedir. Çünkü sözün aslındaki Ane kelimesi, Bağdat yakınlarındaki sarp bir uçurumun kuşattığı dik bir geçidin adıdır. Bağdat gibi (güzel) şehir, Ane gibi de (sarp, ama manzaralı) yar (uçurum) olmaz, demeye gelir. Ancak siz Bağdat'ın Osmanlı Türk'ü için önemine bakınız ki oradaki Ane'yi anne yapıvermiş.
Sayfa 17 - Kapı Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Kahkaha her dilde aynı
Sayfa 25 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Kendine uygun bir ayna bile bulamadan Kalakalırsın baktığın boşlukta Bakarsın baktığın kadarsın
Sayfa 19 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Şiir

Aslı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2019 67. kitabı
Murathan Mungan
7.3/10 · 441 okunma