Ateşi yandıran kavdır
Demiri dövdüren tavdır
O gün bugündür, Çiçeklidüzü köylüleriyle öbür köylüler
kevenli yamaçta, İnce Memedin gittiği gün toplanırlar, büyük
bir toy düğünle kevenlere ateş verirler. Yalımlar üç gün üç gece
bir sel gibi yamaçta dolanır, bütün dağ tepeden tırnağa ateşe keser, yamaç bir yalım fırtınasında çalkanır, kevenlerden çığlıklar gelir. Bu ateşle birlikte de önce Yıldızlı, sonra Çakmaklı, ardından da Boranlı dağın doruğunda birer top ışık patlar. Dağların doruğu üç gece ağarır, ortalık apaydınlık,
gündüz gibi olur.
Absürt olan özgürleştirmez, bağlar.
ALBERT CAMUS
Ve ne kadar çok istesem de arkama dönemeyeceğimi biliyordum, ona doğrudan bakarsam onun dünyasıyla benimkinin yasalarını çiğnemiş olacaktım; bana gelebileceği tek şekilde gelmişti ve gözlerimiz aynada uzun, kıpırtısız bir an boyunca birleşti ama tam da -neşe, şefkat, hiddet karışımı bir hisle- konuşacakmış gibi olduğunda bir buhar aramızı
doldurdu ve ben uyandım.
Ah, veba her zaman her şeyi böyle yoluna koysa, kim bir felaket olduğunu söyleyebilir ki? Her kuşağa bir tane gerekiyor galiba ! Elbette hastalıkla bir anlaşma yapmak kaçınılmaz; hastalanmak ve iyileşmek gibi ... '