sen...; aşkın öz kızıydın Aspasula
ne Fofo, ne de Kalyopi
senden gayrısı yalandı.
dilek taşları atıldı uğruna,
yeni yetme bütün adaklar sana adandı.
senin aşkın üç beş cilde sığmaz,
yüz ciltlik bir romandı.
Aspasula…
aşk diye seni çizerdi ressamlar,
sen süslerdin her tuvali.
salkım saçak pencerelerde balkonlarda sokağa çıkmanı beklerdi ahali.
ister e hali olsun ister de hali
çok yakışırdı sana aşkın her hali.
Aspasula…
sen...;
aşkın öz kızıydın Aspasula
ne Fofo, ne de Kalyopi...senden gayrısı yalandı
dilek taşları atıldı uğruna...
yeni yetme bütün adaklar sana adandı
senin aşkın üç beş cilde sığmaz...
yüz ciltlik bir romandı...Aspasula
senin için...;
yediden yetmişe herkes delirirdi
kimi seni ilâhe...
kimi de sokak afişindeki bir yosma olarak bilirdi
oysa başın dik...alnın güneş kadar açık
sana göre...
"aşk ne ikram edilir ne de kiraya verilirdi"...Aspasula
aşk diye seni çizerdi ressamlar...
sen süslerdin her tuvali
salkım saçak pencerelerde balkonlarda....
sokağa çıkmanı beklerdi ahali
ister e hali olsun ister de hali
çok yakışırdı sana aşkın her hali...Aspasula
beyhude sonumu bile bile
ateşine aşık...biçare pervanelerden biri de bendim amma velâkin...
"aşk yüksek ateştir, zemheri de olsa düşmez
aşkın meşalesi güneştir, sönerse yaşam sürmez" diyen de sendin...Aspasula
sen aşk ağacının en taze fidesi...en yeşil tek dalıydın
sen aşkın en kusursuz heykeli...
aşkın öz kızıydın Aspasula
ne Fofo, ne de Kalyopi...senden gayrısı yalandı,
dilek taşları atıldı uğruna...
yeni yetme bütün adaklar sana adandı.
senin aşkın üç beş cilde sığmaz...
yüzlerce cilt bir romandı...