“Ölürsem mezarımı ziyaret eder misin?” diye sordum.
Gözleri koyulaştı. “Sen mezara girmeden ben de öldüm malyshka.”
Sahiplenici yönünü seviyordum.
Ve karanlık yönünü de seviyordum.
Bana yine öyle bakıyordu. Dünyadaki en önemli şey benmişim gibi. Sanki kutsanması gereken bir okyanusmuşum gibi. Benden nefret etmene dayanabilirim ama onu seveceksin diye ödüm kopuyor, der gibi. Yalanbaz, hayalbaz, oyunbaz, hilebaz Ateş Lordu gibi.