Asuman Atagün

Asuman Atagün
@asuasu34
Puan vermedi·592 syf.··
2025 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 14:44
Hikmet Hükümenoğlu’nun okuduğum ilk kitabı Körburun… Dilinin akıcı olmasından mıdır yoksa yakın tarihi anlatmasından mıdır bilmiyorum ama oldukça sürükleyici bir kitap. Türk-Rum meselelerine, Kıbrıs sorununa, darbelere değinen bu kitapta karakterlerin büyüdüklerine; çocukluk, gençlik ve hatta yaşlılık zamanlarına tanıklık ettiğiniz bir kurgusu var. Betimlemeleri, kişilerin ruh hallerinin ayrıntılı anlatılması, adanın tasvirleri o kadar gerçekçi ki resmen gözünüzde canlandırıyorsunuz yerleri ve kişileri, bu da kitaba film tadı vermiş açıkçası. Sadece zaman atlamalarını ve karakter fazlalıklarından kaynaklı kişileri takip etmek zor. Bunlar da kitabın nazar boncuğu diyebilirsiniz. Birkaç karakterin sonu havada kalsa da okumaya değer bir kitap. 2017 Atilla İlhan Roman Ödülü kazanan bu kitapta benim için esas olan beddua kısımları Çok yaşa Neriman Hanım, beddua sözlüğümüzü genişlettin. Belki bir yerlerde ihtiyaç duyarsınız, bu bedduaları bırakıyorum size: …cehenneme kadar yolları var, kara yılanla yatasıcalar. Boyu devrilesice, kabir kabir gezesice Ciğerine kor hamam ateşleri düşesice Bağırsakları löp löp dökülesice Damarı kuruyasıca Damında kargalar ötesice Fitnelerin belasına uğrayasıca Kuru çaylarda boğulasıca, boyu devrilesice Kirpiği kaşı dökülesice Kırk kocadan arta kalasıca Yattığı yataklar çürüyesice Suratına iblisler tüküresice Damında baykuşlar ötesice Kafası havanda ezilesice Dili salavat getiremeyicise Ekmeğini itler, yakasını bitler yiyesice… Boyu devrilesice… Teneşirlerde paklanasıca Sidikliğine taşlar dolasıca Hepsinin iliği sünüğü kurusun da kakırdasın inşallah Soyu kuruyasıca Tütünü tütmeyesice İyi okumalar…
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,733 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·76 syf.··
2021 8. kitabı
“Kesinlikle açken okunmaması gereken bir kitap” diye yorum yapılmış mıdır bu kitap için bilmiyorum ama benim için öyle oldu… Gözümün önünde fırındaki ürünler uçuştu, kokuları burnuma kadar geldi neredeyse. Açlık, açlığın hissettirdikleri ve hatta zorda kalınca aç insanların yapabilecekleri o kadar kısa ve öz bir şekilde anlatılmış ki… Üstelik çok güzel betimlemelerle… Kendinizi Tokyo’daki sokaklarda buluyorsunuz betimlemeleri okurken. Harika çizimleri ve kaliteli kağıdıyla da farklı bir kitap okuduğunuzu hissediyorsunuz. Lakin… Kitap aşırı pahalı! Zaten her şeyin pahalı olduğu bu dönemde 75 sayfalık, yarım saatte bitebilecek, yarısı çizimlerle dolu olan bu kitap 40 TL eder mi? Ona da siz karar verin. Ya da geniş bir zamanınızda ayaküstü kitapçıda denk gelirseniz de okuyabilirsiniz. Kitaptaki en sevdiğim kısım ise, ben takıcıda çok yaşarım bu durumu, sepete koyduğun ürünlerin “önerme” olarak kalması, mağazayı gezerken son anda birilerinden vazgeçmen… Kendimi gördüm o satırlarda. Suç işlemeyi kafasına koyan bir insanı hiçbir şey engelleyemez. Bunu somutlaştırmak için hem düşündüren hem de zaman zaman güldüren bu kitabı okuyabilirsiniz. İyi okumalar.
Fırın SaldırısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20171,449 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Gölgesine kendini anlatmaya çalışan bir insan… Yalnızlığını hayal edebildiniz mi ya da iç hesaplaşmasını, belki de hayattan bıkmışlığını? Hiç böyle hissettiğiniz bir an oldu mu? Gerçi böyle bir anınız olsa da olmasa da kitabı okuduktan sonra bir nebze de olsa hissedeceksiniz o duyguları… Kısacık bir kitaba, 112 sayfaya o kadar derin anlamları nasıl sığdırdın be adam… Gerçi neler sığdırmıyoruz ki hayatımıza, baştan sona. (Neyse tekrar dönelim kitaba) Ölüm bu kadar mı güzel anlatılır. Kendi ürkütücü olsa da yazarın ifadeleriyle o kadar güzel anlatılmış ki, “gerçekten böyle hisseder herhalde insan” diye düşünüyorsunuz. Kitaptaki cümlelerin altını çizmeye kalkarsanız hepsi anlamlı, hiçbirini es geçemiyorsunuz. İnceliğini aldanıp yoğun zamanlarınızda okumaya da kalkmayı, oldukça dikkat isteyen bir kitap. Akıcı bir dil; derin bir anlatım. Yazarı da merak edip araştırınca intiharla hayatına son vermesi elbette ki beklediğim bir şey değildi ama yine de şaşırtıcı gelmedi. O kadar güzel yansıtmıştı ki ruh halini, demek ki gerçekten hissettikleriymiş diye düşündüyor insanı. Uzun zamandır bu kadar güzel ve etkileyici bir kitap okumamıştım açıkçası. Sizlere de şiddetle tavsiye ediyorum. Hangisi hayaldi, hangisi gerçek, geçmişte mi oldu şimdi mi, takip etmekte zorlanacak ama tadı damağınızda kalacak bir kitap olacaktır eminim ki. Yazar “gölge”si için yazmış, sizler de gölgeniz için okuyabilirsiniz belki. İyi okumalar.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Parodi Yayınları · 201936,7bin okunma
Ahmet Ümit klasiği
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2021 00:04
Haziran’da raflarda yerini alan Ahmet Ümit’in yeni kitabı Kayıp Tanrılar Ülkesi, polisiye tarzı kitap sevenler ve hatta mitolojiye ilgi duyanlar için bulunmaz bir kitap olmuş. Her Ahmet Ümit kitabından sonra aynı şeyi söylüyorum; okuyucusuna bu kadar çok değer veren, bu kadar çok araştırma yapan başka bir Türk yazar daha yok piyasada. Her kitabında farklı tarihi bilgiler ve olaylar okuyorsunuz ki bu da size bambaşka pencereler açıyor. Tarih merakınız yoksa da bir şekilde sürükleyiciliğiyle, kurgusuyla kitaplarının içine çekmeyi çok güzel başarıyor yazar. Bu kitabında ise mitolojiden hiç anlamayan okuyucuları bile merak ettirir cinsten bir hikaye bekliyor sizi. Berlin’de gerçekleşen bir cinayetle başlayan serüven Bergama’da son bulurken; hikaye içinde ırkçılıktan homofobiye, kadınların toplum içinde var olma çabalarından; göçmen sorunlarına kadar pek çok toplumsal olaylara tanıklık ediyorsunuz. Ahmet Ümit’in kitaplarından aşina olduğumuz Başkomiser Nevzat, kitabın sonuna doğru karşımıza çıksa da Başkomiser Yıldız Karasu da onu çok aratmayan cinsten bir komiser olarak karşınıza çıkıyor. Ama Ali ve Zeynep’i aramıyor mu gözleriniz, kesinlikle arıyor. 504 sayfalık sürükleyici bir kurguda kaybolmak istiyorsanız bu kitap tam sizlik demektir. İyi okumalar.
1000Kitap
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,1bin okunma