âsude

âsude
@asudenazcelik
gizemli bir suskunluğun dargın diliyim kan gülleri büyütürüm sabır saksılarında ben hep kendini yiyen bir garip deliyim.
Puan vermedi·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
spoiler içerir. bu kitapta ilişkiler ve evliliklerin yanında dönemin rusyasını okuduğumuz söylenebilir. dürüst olmak gerekirse, son sözde de bahsedildiği gibi rusça bilmeyen okurlar ve dönemin rusyasına özel bi ilgi duymayan okurlar için bu kısım oldukça sıkıcı ve boğucu. en azından benim için öyleydi diyebilirim. çünkü anna karenina’yı bitirmem 6-7 ayı buldu diyebilirim. kitapta birçok aşk üçgeniyle karşılaşıyoruz. ana karakterimiz anna’nın kocasını, oğlunu geride bırakıp vronski’ye aşık olmasını ve bu aşkın peşinden gitmesini görüyoruz. bunun yanında arkada başta levin ve kiti’nin ilişkisi olmak üzere başka ilişkiler de görüyoruz. aslında yazar bize iki ilişkiyi de aynı anda yaşayarak gözlemleme fırsatı veriyor. anna ve vronski’nin tutkulu aşklarına karşılık levin ve kiti’nin daha dengeli bir ilişki yaşadığını görüyoruz. ilk olarak kitabın ilk yüz sayfası ve son yüz sayfasında kitaba ismini veren anna karenina’nın olmaması çok ilginç. en azından anna’nın trajik ölümünün ardından kitabın geri kalanında, anna’nın gidişine dair bir şeyler söylenmesini, gidişinin etkisini belki tutulan yası görmek istedim. ama sanki bu isteğe bilerek karşı konulmuş ve birkaç yer dışında anna’dan hiç söz edilmemişti. bu bende şunu hissettirdi, kendi acılarımız, yaşantımız bizim için merkez olsa dahi geri kalan insanlar için hayat devam ediyor, onlar için yaşantımız varlığımız hatta söz konusu yokluğumuz bile “o kadar da” mühim değil. bu ne kadar rahatsız edici hissettirse de, bence, bi o kadar da özgürleştirici. ayrıca kitapta daha iyi ve sağlıklı olduğunu görmeye meyilli olduğumuz levin ve kiti ilişkisinde dahi, eksik olan bir şeyler var. kimse beyaz değil . tam tersi olarak kocasını aldatan oğlunu terk eden anna dahi, siyah gelemiyor gözümüze. kağıt üstünde bakıldığında ahlaken
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 23:51
ilk incelememe nasıl başlayacağımı bilemiyorum. aslında söyleyecek çok şey var martin eden hakkında. onunla beraber bu yolculukla olmak içimde saklı kalan hislerimle yüzleşmek zorunda bıraktı beni. kitabın akıcılığına rağmen kimi zaman kitabı bırakıp bir süre martin eden’ı ve beraberinde ruth’u, yaşantılarını düşündüm. okuduklarımı sindirmek ve o dünyada yaşayabilmek için yavaş yavaş okudum çoğu zaman. kitabı tam 1 ay önce bugün okumaya başladım. 1 ay önce martin eden’ı, jack london’ın yarı-otobiyografik bir kitabı olarak kolayca nitelendirebilirken şimdiyse kitabın bitmesiyle kendimi ziyadesiyle eksik ve tamamlanamaz bir yaşantı içinde hissediyorum. kitap bize burjuva sınıfıyla proletaryanın arasındaki keskin farkları, mart’ın sevdiği kız ya da sevdiğini düşündüğü kız uğruna kaba, kültürsüz ve eğitimsiz bir insanken nasıl bilgiyle beraber şahlandığını anlatıyor. ruth’un mart’ı sokmak istediği şekle karşılık mart’ın doğal, içten gelen hayat enerjisi içimi aydınlattı her zaman. devamında spencer ve nietzche’yi çok seven martin eden’ın düşüncelerini, arayışını çok yerde benimseyerek okudum. inancı, azmi ve kararlılığı, farklılıklarına rağmen hatta zamanla aslında sevdiği kadının onun altında olduğunu anlamasına rağmen, onu hala koşulsuz bir sevgiyle tanrıça gibi görmesi ve bu noktada sırf onun için hedefine kitlenmesi büyüleyiciydi. ancak daha sonrasında ruth’u aslında sevmediğini söylemesi de onun deyimiyle sadece ‘’idealize ettiği, kendi kafasında yarattığı uhrevi bir şey’’ olduğunu ifade etmesi de bir o kadar içimi yaraladı. yaşanan onca duyguya rağmen insan bu noktaya geliyorsa, mart için ruth bir hiç olabiliyorsa gerçekten hayatın manasını tamamen kaybetmesine şaşırmamalı. biliyorum ki kitabı okuyan birçok kişi ruth’un mart’a güvenmemesine, onu aslında böyle kabul
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma