Yazmanın keyfine varmış bir yazarın otobiyografik eseri… Fiziksel olarak hacmi az olsa da derinliği, cümlelerindeki ustalık ile etkileyici bir anlatı. Sade ve çarpıcı bir üslup; ilginç zamanlardan geçmiş bir yürek… Mülteci olmak, dil bilmemek ama hayata sarılmak, yılmamak, pes etmemek. Okumayanın çok şey kaybedeceği bir kitap.
🩵 Şifreli yazılarımı, tuttuğum hatıra defterimi ve ilk şiirlerimi Macaristan’da bıraktım. Erkek kardeşlerimi, annem babamı, haber bile vermeden, bir veda bile etmeden geride bıraktım ama hepsinden de önemlisi o gün, 1956.i Kasım sonu, bir halka olan aidiyetimi kesin olarak kaybettim.
🩵 Okuyorum hastalık gibi bir şey bu. Elime ne geçerse, gözüm neye değerse oluyorum: dergiler, okul kitapları, ilanlar, sokakta bulduğum kağıt parçaları, yemek tarifleri, çocuk kitapları, kağıda basılmış ne varsa.
🩵 Dün daha güzeldi her şey. Ağaçlarda şarkılar, saçlarımda rüzgâr, açılmış avuçlarımda güneş!
🩵 Öncelikle yazmak gerekir elbette, sonra da yazmaya devam etmek. Kimsenin umrunda değilken bile. Kimsenin asla umrunda olmayacağı duygusuna kapılırken bile. Yazılmış kâğıtlar çekmecelerde birikirken ve diğerleri yazılırken unutulurken bile.
🩵 En çok da kaybettiğim özgürlüğüme ağlıyorum.
#gkyzktpasu #iyikikitaplarvar #okudumbitti