asya

asya

, bir kitap okudu
8/10
·400 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 01:33
·
2026 16. kitabı
Radva Aşur
8.6/10 · 751 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Savaş sana çok şey öğretir. Bunların ilki, duyu yetinin keskinleşmesi ve ateş atıldığı yerin yönünü tayin edebilmek için dikkat kesilebilmendir. Sanki bedenin, içinde pusula olan büyük bir kulağa dönüşmüş gibi dört yönü belirleyebilirsin. a da beş yön çünkü artık gökyüzü de sana ölüm getirebilecek yönlerden birisi olmuştur. Ikincisi; bir miktar teslim olup ancak ölçüyle korku yaşamandır. Sadece yeteri kadar. Korkun bundan zerre miktarınca artacak olsa gereksiz yere evini terk edip gitmek zorunda kalırdın, oysa şehrin diğer yanında da bombardıman var. Yine aynı şekilde korkun, zaman içinde bedenini yok edinceye kadar yiyen habis bir hastalığa dönüşürdü. Yine korkun zerre miktarınca azalacak olsa bu sefer de merdivenlerden sığınaklara inmek veya balkon ve pencerelerden uzakta merdivenlerde oturmak konusunda aceleci davranamazsın. Füze seni böylece göz açıp kapayıncaya kadar öldürür. Çünkü bomba oturduğun caddeyi belki yaşadığın evi hedef almıştır. Üçüncü olarak da savaş sana evini terk etmek zorunda kaldığında önemlinin önemlisini yanına almayı öğretir. Bir şişe su mesela, sen bedeninin uzuvlarını veya küçüğünü toparlamaya çalışırken gözden kaybedebileceğin yaşlı bir kadın... Kesın olan şu ki savaşın sana ögrettiği dördüncü, beşinci, altıncı şey de var... Ama önce de öğrensen sonra da öğrensen her zaman öğrendiğin şey "tahammül" oluyor. Bekliyor ve dayanıyorsun, başka türlü olursa dengen altüst olur, özetle delirirsin.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Nasıl dayandım? Nasıl dayandık ve yaşadık, bir yudum su boğazımıza durup bizi boğmadan akarken? Dayandığımız şeyleri yeniden ortaya dökmenin ve konuşarak yinelemenin ne faydası var? Ölüm anında sevdiğimizi kefenleriz. Rahmet okuyarak onu sarar, yeri derince kazarız. Ağlarız. Hayata devam edebilmek için onu gömdüğümüzü biliriz. Hangi akıllı sevdiklerinin mezarlarını deşmek ister ki? Anıların arkasından koşmamın mantığı ne? Hem de o, başıboş ve perişan bir halde kendi kendinden kaçmaya çabalarken. Darmadağın, cinlenmiş, çarpılmış, ürkmüş, gördüklerinin dehşetiyle donup kalmışken? Ben niye onun peşinden koşuyorum? Yaşayabilmek için onu öldürmek istediğimden mi? Yoksa onun peşinden ölecek bile olsam onu yaşatmak için mi? Çünkü... Çünkü ne? Birden bağırmaya başlıyorum: Lanet olsun anıların babasına, köküne. Anasına da lanet olsun, göğüne lanet olsun, olduğu güne de olacağı güne de.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Kasap. Müşterilerinin istediklerini kesip vermek için dükkânının vitrinine astığı sayılı hayvanla yetinmiyor. Zevki için hayvan boğazlıyor. Kâbusları doldurmak için en iyi teşbih. Ama uykudaki kâbuslar genelde birkaç sessiz görüntü, yakalanma korkusu veya boğulma duygusundan ibaret olur. Kâbuslar uysal ve iyidir, sınırları bellidir. Burası ise cinneti aşıyor: Uçaklar füze fırlatıyor. Savaş gemileri. Tanklar. Bombalar. Patlamadan dakikalar önce uysal bir kedi gibi duran arabaları patlatan bomba düzenekleri. Yangınlar. Su kesiliyor. Elektrik kesiliyor. Ekmek tükeniyor. Aramaya çıkıyorsun. Toprak ayaklarının altında patlıyor. Allah'ın semalan gün boyunca sana düşmanlık yapıyor. Altı yönden abluka.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Soruyorum: Bir kadın tesadüf eseri, sadece ve sadece tesadüf eseri hayatta kaldığını hissederse ne yapardı? Dünyada nasıl bir yol izlerdi? Bütün seneleri, ayları, günleri, bütün bu yaşadığı acı-tatlı anları boyunca eğer varoluşu, sadece garip bir kaderin, rastgele fazlalık bir hareketinden ibaretse? Dünyada nasıl bir yol izlerdi? Gizli veya açık olarak kendisini yoksun hissediyor, mantıktan yoksun. Sebep-sonuç arasında herhangi bir alaka bulmanın imkânsızlığı nedeniyle. Veya daha ince bir tabirle; arka arkaya kafasına düşüp inen, neyin neticesi olduğunu bilmediği "sonuçlar"ı anlamanın imkânsızlığı yüzünden. Ne, neyin neticesi anlamıyor, anlamadığından hiçbir şey yapmıyor, ondan sonra da hiçbir şey idrak etmiyor. Yok, yalnızca yaşının küçük olmasından değil. Başlangıç noktasının, başının üzerine tavanın çökmesi olduğundan böyle. Neden tavan, başına sonra değil de önce çöktü? Şimdi ne yapacak? Dünyayla nasıl alaka kuracak?
Sayfa 72·Kitabı okudu