Ne olmuştu da, “Seninle dünyanın her yerine gelirim,” diyen Müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı. Nerelere gidiyordu? Gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı? Hangisi Müzeyyen’di? Ya da Müzeyyen kimdi? İlk tanıdığım kimdi, şimdiki kim?
"...Bak bir gün küçük bir köyden geçiyordum.Çok ihtiyar,doksanlık bir adam badem ağacı dikiyordu.'Ee,dede,' dedim,'badem ağacı mı dikiyorsun?' O,eğilmiş olduğu halde bana baktı ve 'Ben,oğlum,' dedi, 'ölümsüzmüşüm gibi hareket ederim.' Karşılık verdim: 'Bense, her an ölecekmişim gibi davranırım!' İkimizden hangimiz haklıydık patron?