Pozitifliğin aşırılığının eline savunmasız olarak düşen yeni insan tipi her türlü egemenlikten mahrumdur. Depresif insan, kendi isteğiyle de olsa, herhangi bir dış kısıtlama olmaksızın kendini sömüren animal laborans'tır.Hem avcı hem de avdır. Benlik, empatik manada, hala bir bağışıklık kategorisidir. Fakat depresyon her bağışıklık şemasının ötesindedir.Performans öznesinin -ebilme'yi -ebilemediği anda birdenbire parlar. Her şeyden önce depresyon, bir yapabilme ve edebilme yorgunluğudur. Depresif bireyin hiçbir şey mümkün değil çığlığı ancak her şeyin mümkün olduğuna inanılan bir toplumda mümkündür. -Ebilme'yi ebilememe, kendini suçlama ve kendine zarar vermeyi tetikler. Performans öznesi kendini kendi kendiyle savaş eder halde bulur. Depresif kişi bu içselleştirilmiş savaşta yaralanmış kişidir.
Disiplin toplumu bir negativite toplumudur. Yasağın negatifliğiyle belirlenmiştir. Hükmü altında tuttuğu olumsuzluk kipi, -ebilememektir. -Meli/-malı gereklilik kipinin boynuna da negatifin zarureti yapışmıştır.Performans toplumu yakasını negatiften adım adım kurtarır.Denetimin azalmasının artışı negatifliği ortadan kaldırır.Sınırlamaları kaldırılmış -ebilmek, performans toplumunun kipidir. Tasdik etmenin topluluk ismi olan "Yes, we can" performans toplumunun pozitif karakterini dile getirir. Yasak, emir veya kaidenin yerini proje, girişim ve motivasyon alır. Disiplin toplumu hâlâ hayır'ın hükmü altındadır. Disiplin toplumunun negatifliği deliler ve caniler doğurmuştur. Performans toplumuysa depresif ve mağluplar yaratır.
Günümüz toplumu artık Foucault'nun bahsettiği hastaneler, tımarhaneler, hapishaneler, kışlalar ve fabrikalardan oluşan bir disiplin toplumu değil. Bunların yerini çoktan beridir fitness salonları, bürolardan oluşan gökdelenler, bankalar, havaalanları, alışveriş merkezleri ve gen laboratuvarları aldı.
21. yüzyıl toplumu artık bir disiplin toplumu değil, performans toplumudur.