Sefil düşünceler ve küçüklükler arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı çözemedik, soru da cevapsız ve acımasız kalakaldı... Nasıl yaşadın, neden öyle yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın, başka bir yol, başka bir anlam mı arıyordun?
Yanlış zilleri, yanlış kapıları çaldın, yanlış yollara saptın, yanlış insanları sevdin, yanlış yataklarda uyudun, yanlış evlerde yaşadın. Neden hayal ettiklerini, düşündüklerini bu kadar küçümsüyorsun?''
Aşk sizi çağırdığı zaman, izleyin onu, Yolu çetin ve sarp olsa da. Ve kanatlarıyla sizi sardığında, kendinizi ona teslim edin, Tüylerinin içine gizlenmiş keskin kılıç sizi yaralayabilecek olsa da. Ve aşk sizinle konuştuğunda, inanın ona, Sesi, kuzey rüzgârının bahçeleri darmadağın ettiği gibi, düşlerinizi dağıtsa da.