Toplu Alıntılar...
Keşke Bilselerdi-Kürşat Atalar. Pınar Yayınları, 2013  Kitaptan Alıntılar; islamikitapozet.blogspot.com/2026/06/keske-b...
Alıntı
size geçmeyen sözü taşa vurmuş atalar, kulağı duymayanın gözü görsün istemiş. halinize acıyıp dile gelmiş kayalar, silkelen, kendine gel, öteye gitme demiş Caner Kara
Şiir
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Atalar biliyor bu işi.
Hızlı giden atın boku seyrek düşermiş.
Hepimiz bu çağın insanıyız. Ancak hepimiz bu çağın nimetleriyle doğmadık. Bizden sonraki nesilinde övünceği şey bu çağda ceplerini haksızca dolduran, sermayeye çöken atalar olmamalı.
Ata'larınızın yolu mu önemli ? yoksa Elçilerin yolu mu?
"..Ancak kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden o kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler..."Bakara, 213 "Andolsun, Zikir’den sonra Zebûr’da da: 'Yeryüzüne mutlaka benim salih kullarım varis olacaktır' diye yazmıştık."Enbiyâ Suresi, 105. Ayet Sâffât Suresi, 69-70. Ayetler: "Çünkü onlar atalarını sapıklık içinde buldular. Şimdi kendileri de onların peşinden koşturuyorlar." Zuhruf Suresi, 22. Ayet: "Hayır, sadece şöyle dediler: 'Biz atalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izinden giderek doğruyu buluruz.'" Mâide Suresi, 104. Ayet: "Onlara, 'Allah’ın indirdiğine ve Peygamber’e gelin' denildiği zaman, 'Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter' derler..." "Onlara, 'Allah’ın indirdiğine uyun' denildiği zaman, 'Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız' derler. Ya şeytan onları alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse de mi?" Lokmân Suresi, 21. Ayet "Onlara, 'Allah’ın indirdiğine uyun' denildiği zaman, 'Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız' derler. Peki, ataları hiçbir şey anlamamış ve doğru yolu bulamamış olsalar dahi mi (onların yoluna uyacaklar)?"Bakara Suresi, 170. Ayet "Çünkü onlar atalarını sapıklık içinde buldular. Şimdi kendileri de onların peşinden koşturuyorlar. Andolsun, onlardan önce evvelkilerin çoğu da sapmıştı. Şüphesiz biz onlara uyarıcılar göndermiştik. Bak uyarılıp da yola gelmeyenlerin sonu nasıl oldu!"Sâffât Suresi, 69 - 73. Ayetler Allah buyurur: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarının arasında siz de ateşe girin!" Her ümmet girdikçe kendi yoldaşına (aynı yoldan gittiği öncülerine) lanet eder. Hepsi orada bir araya gelince, sonrakiler öncekiler için şöyle derler: "Rabbimiz! İşte şunlar bizi saptırdılar, onlara ateşten kat kat azap ver!" Allah der ki:
Kur'an-ı Kerim
#𝙇𝙊𝙆𝙈𝘼𝙉_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 🌠 #Allah, göklerde ne var yerde ne varsa hepsini hizmetinize vermiş olup, açık ve gizli, maddî-mânevî tüm nimetlerini üzerinize yağmur gibi yağdırmaktadır? Buna rağmen öyle insanlar var ki, ne doğru bir bilgiye, ne yol gösterici bir rehbere, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur. 20 Onlara: “Gelin, Allah’ın indirdiğine uyun!” dendiği zaman, “Hayır, biz atalarımızdan ne görmüşsek ona uyarız” diye karşılık verirler. Peki, şeytan atalarını o kızgın cehennem ateşine çağırmış, onlar da şeytanın çağrısına uyup doğru yoldan çıkmış iseler, yine de onların izinden mi gidecekler? 21 #Tefsir: 📖 📖 📖 Allah Teâlâ insanı kendine kulluk için yaratmış, tüm kâinatı da onun emrine ve hizmetine âmâde kılmıştır. Dünyanın niçin döndüğünü, güneşin, ayın ve yıldızların niçin doğup battığını, gece ve gündüzün niçin gelip gittiğini, onca hayvanların ve bitkilerin kime hizmet ettiğini biraz düşünmekle bu gerçeği anlamak mümkündür. Bununla birlikte Cenâb-ı Hak insana hem zâhirî hem bâtınî, hem açık hem gizli, hem görünen hem de görünmeyen sayısız nimetler ihsan etmiştir. Dolayısıyla “zâhirî ve bâtınî nimetler” ifadesi, Allah Teâlâ’nın insanlara verdiği tüm maddî ve mânevî nimetlerini şumûlüne alır. “Allah’ın nimetlerini tek tek saymaya kalksanız, imkânı yok, onları toplu halde bile sayamazsınız” (İbrâhim 14/34) âyeti gereğince bu nimetleri teker teker saymak mümkün olmasa da misal kabilinden onlardan bir kısmını, bazı zâhirî nimetlerin bâtınî karşılığını ifade etmek suretiyle saymak faydalı olacaktır. Zâhirî nimetler: Bâtınî nimetler: Nimeti görmek Nimet vereni görmek Dünyevî nimetler Dînî