Kalabalıklar, yığınlar bir çift göz ve başkaca birkaç takım organik “şey”den ibaret görünür gözümüze, çünkü dışarıdaki sıradan insanlar neden umrumuzda olsun ki?
Ama Bay Zweig, tam da böyle 2 ayrı kalabalıktan 2 ayrı kişinin hikayesini getiriyor önümüze sağolsun. İşte bu kalabalıkların aslında ne çok şey barındırdığını bir daha hatırlamış oluyoruz bu sayede.
Çünkü biz insanlar böyleyizdir. Önemli konularda nazik, düşünceli hatta merhametli, planlarımızı yaparken cesur ve atılganızdır, ancak başkası söz konusuysa, o kişinin yardımımıza muhtaç olduğunu bilsek bile aramızdaki o ince çizgiyi aşmaya karar vermekte güçlük çekeriz, cesaretimiz kırılır, âciz kalırız.