Kanaatimce burada Freud’un kısacık cümleyle anlatmaya çalıştığı, ilk görüşte anlaşılandan daha fazla şey var:
Bir insana duyulan aşk; sadece şehevî hisler değil, aynı zamanda hürmet, merhamet, minnettarlık gibi duygular da içerir ki bunun adı sevmektir.
“Arzulamak” sevmekten çok daha yavan bir şeydir ki bu da sevmeyi gerektirmeyen, daha “vahşi (yalın-bayağı)” hisler içeren bir duygudur.
Bu nedenle cümle “erkek sevdiğinde -sadece- arzu duymaz, -sadece- arzu duyup -başka şey hissetmediğinde ise- sevmez” şeklinde algılanırsa daha isabetli olur.
Begüm Çakır
@begumcakir
·
Erkek sevdiğinde arzu duymaz, arzu duyduğundaysa sevmez.
-Freud