Birçok insan, Mescid-i Aksa denildiğinde sadece bir yapıdan bahsedildiğni sanır. Halbuki Kur'an-ı Kerim'in bize anlattığı Mescid-i Aksa (Uzak Mescid alelade bir bina değil, Allahu Teala'nın kıymet verdiği bir toprak parçasıdır. Tabii ki böyle önemli bir arazi üzerinde inşa edilmiş olan yapılar da kıymet arz edecektir.
Peygamber Efendimiz'in hadislerinde "Yeryüzünde sadece üç yere Allah rızası için gidilir: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa" diyerek övgüde bulunduğu yerdir.
1187 yılında Eyyübi Devleti'nin kurucusu Selahattin Eyyübi Kudüs'ü geri alacaktır. Mabed Tepesi'ndeki İslami yapılar haçlı eklemelerinden temizlenecek ve aslına uygun olarak ibadete açılacaktır. Nureddin Zengi'nin vasiyeti üzerine, onun hazırlayıp Mescid-i Aksa'ya konulmasını istediği ahşap kündekari minber de cami olarak yeniden düzenlenen Mescid-i Aksa'ya yerleştirilecektir.
Zenginlerden birisi kendisine bin altın getirdi, "Bunu kabul buyrun" dedi. İbrahim bin Edhem Hazretleri, "Ben fakirlerden bir şey almam," buyurdular. O zat, "Ben fakir değilim,"deyince" Bu sahip olduğun maldan daha ziyadesini ister misin?" diye sordu. O zat" Evet," deyince,"Bu altınları al götür, zira fakirler içinde en fakir sensin. Bu halin fakirlik değil midir?"cevabını verdi.