Ateşçi gelir, kömür atar ve tren deler sizin karanlığınızı ateşçi gelir, kömürü karıştırır ve tren çıkar sizin karanlığınızdan
Şimdiden teşekkürler bir anıyı böyle dayanıklı kılan iyiliğine, aşkın ve haziranın trenini kaçırma, ocakta ateşçi ol ve öv onu, hızlı geçen şubatta yavaşlığına bak kırların, martta makas değiştir, istasyonda bekleyen çocuğu benim için öp, o senin çocukluğun! Mayısı havalandır, sonrası hazirandır... Hazirandır, yalnızlık gibi aşkın ortasındadır. Haydar Ergülen
Reklam
Bandırma
Bandırma Vapuru' nun Bu Kutsal Seferinde Görev Alan Mürettebatın İsim Listesi 1. Gemi Süv. İsmail Hakkı Durusu 2. İkinci Kpt. Üsküdarlı Tahsin 3. Çarkçı Başı Hacı Süleyman 4. Gemi Katibi İsmail 5. Lostromo Hasan Reis 6. Serdümen Görele'li Basri 7. Ambarcı Rizeli Mahmut 8. Ambarcı Silivrili Mehmet 9. Tayfa Süleyman Oğlu Cemil 10. Tayfa Hüseyin Oğlu Rahmi 11. Tayfa Mesut Oğlu Temel 12. Kamarot Hacı Tevfik (Ulusu) 13. Kam. İbrahim Oğlu Mehmet 14. Kam. Yamağı Halit 15. Ateşçi Koyunhisarlı Halit 16. Ateşçi Rizeli Arif Oğlu Mansur 17. Ateşçi Hacı Hamdi 18. Kömürcü Hasan Oğlu Mehmet 19. Kömürcü Ömer Faik 20. Vinçci İsmail Hakkı 21. Vinçci Ali Oğlu Galip Kaynak : Orhan KIZILDEMİR (Türk Deniz Ticaret Tarihi Araştırmacısı) Mustafa Kemal Paşa, Kurmayları ve Silah Arkadaşları 1. 9. Ordu Müfettişi Mirliva Mustafa Kemal Paşa (Atatürk)
Ölümünü izleyen günlerde Sakallı Celâl’le ilgili olarak yayımlanan yazılar günlük gazetelerle sınırlı kalmamış, haftalık dergilerde sayfalarını onun hâtırasına cömertçe açmıştı. Bunlardan ikisi yıllanmış mizah dergisi Akbaba ile 27 Mayıs 1960 devriminin getirdiği özgürlük ortamında yayın hayatına atılan Yön idi. Ozan ve yazar Yusuf Ziya Ortaç, başarıyla yayımladığı haftalık mizah dergisi Akbaba’nın 20 Haziran 1962 tarihli sayısında şunları yazıyordu: Sakallı Celâl’in cenazesine gidemedim. İnsan, kendi tabutunun arkasından yürüyebilir mi.? Onu tanıdığım zaman benim yaşım yirminin bir iki yıl üstündeydi. Onunki otuzun bir iki yıl altında. Benim bıyığım yoktu, onun sakalı vardı: Güzel, uzun, altın kıvılcımlı, kumral ışıklı bir sakal.! Celâl’in sakalsız yüzünü bilen yoktur. Sakallı mı doğmuştu acaba.? İlk tanışıklığımız İzmit’te başlamıştır: Ben edebiyat hocasıydım, o Fransızca.. Mektepte sevdiğim, sevebildiğim iki kişi vardı: öğretmen kadrosunda Celâl, öğrenci kadrosunda Remzi Oğuz Arık (Düşünce ve siyaset adamı, arkeolog Profesör, 1899-1954). Birincisini geçen hafta toprağa verdik. İkincisi, bir uçak kazasında, kafa ve gönül çapında yükseklerden düştü.. Celâl ile dostluğumuz, aralıksız, küskünlüksüz, tam yarım yüzyıllıktır. İçimde sık sık özlemini duyduğum acı çeşnideki tek insandı.. Fransızca öğretmeni Sakallı Celâl, lise müdürü Sakallı Celâl, gitti, Denizyolları’nın bir gemisinde ateşçi oldu.. Gitti, bir incir kooperatifinde işçi oldu.. Gitti.. Hayır, hiçbir yerde rahat yoktu ona; artakalan maaşını dört çocuklu yarı aç arkadaşına verince, çalıştığı işte bilgisini artıracak kitap getirtip okuyunca damgayı vurdular: komünist.! Ama Celâl, Fikret’in çelik kılıcı yapısında adamdı: ‘’Kıran da olsa kırıl sen, fakat bükülme sakın.!’’ Dediği adam.. Onu hiçbir şey bükemezdi;
Sakallı Celâl - Yalnız Celâl
ATEŞİN KADINLARI VE BUZUN KADINLARI VAR, AMA O NADİR VE NADİRDİR, İKİSİNİN KARIŞIMIDIR, ONA SİZİN DAVRANDIĞINIZ KADAR ATEŞÇİ, SİZİN ONU GÖRMEZDEN GEÇİRDİĞİNİZ KADAR SOĞUKTUR.
Eylül de neymiş? Bana her ay Haziran! :D
Aşktır, yırtıldı yırtılacak bir anı gibi eski sesli haziranın tam ortasından, tam duyuldu duyulacak derken yalnızlığın sesi aşktır, açılır bir şiirin her yerinde: -Yalnızlık kokuyorsun demiş miydi Edip Bey, öyleyse haziran kokuyorsun demiştir bir de şunu: Bir anıya bir başka anıdan ne kalır, elbet aşkın ortasında haziran kalır! Bir yazı bile şurda-burda birlikte tamamlamadan henüz, bir yaz daha çıkarma telaşından sakın! Ne haziran kalır geriye ne o adamla kadın! Şimdiden teşekkürler bir anıyı böyle dayanıklı kılan iyiliğine, aşkın ve haziranın trenini kaçırma, ocakta ateşçi ol ve öv onu, hızlı geçen şubatta yavaşlığına bak kırların, martta makas değiştir, istasyonda bekleyen çocuğu benim için öp, o senin çocukluğun! Mayısı havalandır, sonrası hazirandır... Hazirandır, yalnızlık gibi aşkın ortasındadır. Haziran / Haydar Ergülen.
Reklam
Reklam