"Adın ne senin?" diye soruyor.
Kız çekilmeye çalisinca, daha da sıkı tutuyor.
"Söylemem."
"Söyleyeceksin."
"Bırak beni."
"Önce adini söyle."
"O zaman bırakacak misin?"
"Evet."
"Sözünü tutacağını nereden bileyim, Ögretmen Efendi?"
"Ben verdigim sözü tutanm. Sözümün eriyimdir."
"Elinin de eriymissin. Birakirsan, söylerim."
Evet hemen okuduğum bir kitap oldu çünkü okuması kolaydı diyaloglar çoookkk tanıdıktı ve bazı yerlerde kendimi gördüğüm için çok sardı ama bazı yerlerde de yazara sinir oldum . Bazı yerlerde de kendi arkadaşlarımı veya inadanların genel anlattıklarını gördüm . Abartılacak kadar bir kitap mı bence değil ama yazarın böyle bir kitap yazması ve terapiye giden insanlarım yalnız olmadıkları hissini vermesi çok güzel bana bile iyi geldi ki bence terapi alan birine de iyi gelecektir. Çünkü bazı konularda yalnız olmadığını hissetmekt insana iyi geliyor . Bu hisse ihtiyacını varsa okuyun hemen bitiyor zaten
Yakinliga ihtiyaç duyma ile ayni zamanda baskalanni kendinden uzak tutmak isteme çeliskisine kirpi ikilemi deriz. Ben
daima kendi basima olmak istemis ama ayni zamanda yalniz olmaktan da nefret etmisimdir.
Klasik bir Rina kent kitabı o kadar çok Rina kent okudum ki artık bazı diyalogları başkaları bile kuruyor gibi gelir ama bu kadının ne olursa olsun kitapların seviyorum canım sıkılınca veya kafam bir şeyler taktığımda okuması iyi geliyor dikkatim dağılıyor ve beni beş dakikalığına da olsa başka bir dünyaya ya taşıyor dedim gibi fazla lafa gerek yok mafya kurgularının spor versiyonuydu ama bir bölüm bile hokey okumadık zaten hokey okumak için de okumadığım için sıkıntı yok flsmdlödkdmdm. Kitap öyle ahım şahım değildi ama Rina seviyorsanız okunur da ne biliyim ya bir hokeyci değil de mafyayı tercih ederim onlara daha çok yakışıyor bu kötü adam vibelerı başka da bir şey yok zaten Rina kızları olaydırrrrrrr öyle okumak istiyorsanız okuyun ne diyim bb