Sanat eserinde esaslı rolü olan ifade veya üslûp, iki unsurdan meydana gelir: Vücudun iç organlarından alınan hal duyusu ile sanatkârın şahsî tarihinden. Bu iki unsur birleşip kaynaşarak sanatkârın ifadesini meydana getirirler.
Huzurunda hayranlık duyduğumuz sanat eseri, unutmıyalım ki bizim şu sefaletimize sunulmuş bir protesto mahiyetindedir: Bizi çok sevmek istediği halde, sevgiye lâyık olmadığımız için, mazur küskünler gibi bizden uzaklaşan sanatkârın bize çevrilen nefret terennümüdür.
Sanatkârların büyük bir kısmı hayattan kaçıp sanatına sığınanlardır. Onlar bedenleriyle bizim içimizde oldukları halde ruhları ile sanatlarının dünyasında yaşarlar.