Kültür ve ahlak davalarının en küçüğü bile halledilmekten ümitsiz, düşünülmekten uzak duruyor. Gitgide ilim, hayata hâkim olma iktidarını kaybetmektedir. En kalabalıklaşan yerler, yalnız maddesiz kokain uyuşukluğu veren sinemalar değil, ayni zamanda mahkemeler, hapishaneler, sanatoryumlar ve hastahanelerdir ve sefaletlerin en müthişi bu: Sefaleti duyan, duyuran yok.
Benden korkma. Beni mahrem kabul et. Yüzüm siyah ise ruhumun da karanlık mı olması gerekir? Ben bir eksik vücut isem bir kalbe de sahip değil miyim? Kimseye acımaz, kimseyi sevmez miyim?
İnsan, hayatın bölümlerinin hangi devrinde olursa olsun anneye karşı daima çocuktur. Gerçekten mertçe bir yaratılışa sahip bir erkek ağlayışı kadar kadında merhamet duygusunu hareketlendirecek bir şey düşünülemez. Özellikle o kadın anne olursa.