Dünyanın En Güzel ArabistanıTurgut Uyar
Türkiye o vakitler yani 1950’lerin sonuna doğru ne Doğu’ya tam tutunabilmiş ne Batı’ya yaranabilmiş bir garip araftaymış. Bu kitap da o arada kalmışlığın, o isimsiz kaosun bir mahsulü. Lakin şair dediğin, cemiyete liman olur, rehber olur. Bu zat ne yapıyor? Seni alıyor, o bulanık ruhunun fırtınasına, o rezil Yekta şiirlerinin ortasına bırakıveriyor.
Bu eser 88 sayfalık bir kağıt yığını değil, 88 yıllık bir zülmetin, bir yabancılaşmanın resmidir. Şiir asalet, edep ve ruhun miracıdır; bu ise sefaletin, çıplaklığın ve manevi bir intiharın düz yazısıdır. Hülasa, bu eser dünyanın en güzel Arabistan’ı değil, Batı’nın kokuşmuş çöplüğünde yolunu kaybetmiş bir adamın hezeyanıdır. Yazık ki ne yazık..
İnsan, kendi insani felaketi olamadan var olamaz. İnsan kendi sefaletini sever ve bir an için sefaletinden uzak kalsa, tekrar sefalet içinde olmak uğruna her şeyi yaparmış. İnsanlara baktığımızda ya sefalet içindeler ya da sefaletlerini arıyorlar. İnsan sefaleti olmayan insan yoktur.
Günümüzde bile devam ediyor İngiltere'deki sefalet. Bunun sebebi gelir dağılımındaki adaletsizlik geliri belli zenginler elinde bulundururken halk açlık ve sefaletle karşı karşıya.
İngiliz hayır kurumu Trussell Vakfı, İngiltere'de 9,3 milyon kişinin açlık riskiyle karşı karşıya olduğunu, bunun yaklaşık 3 milyonunu çocukların oluşturduğunu açıkladı.
Vakfın yayımladığı "Açlık ve Yoksulluğun Maliyeti" başlıklı rapor, geliri ülkedeki açlık sınırının yüzde 25 daha altında olanların sayısının son 5 yılda 1 milyon kişi arttığını ortaya koydu.
Ülkede 9,3 milyon kişinin açlık riskiyle karşı karşıya olduğu kaydedilen raporda, bunun yetişkinlerde her 7 kişiden 1'ine, çocuklarda ise her 5 çocuktan 1'ine denk geldiği ifade edildi.
İngiltere'de 20 yıl önce açlık riskiyle karşı karşıya olanların sayısının yaklaşık 6,7 milyon olduğu hatırlatılan raporda, gelecek yıl bu sayının 425 bin kişi daha artacağı öngörüsü paylaşıldı.