Yahudilikte önemi oldukça fazla olan; yağmalanma, çalınma, topraklarından koparılmış ve daha birçok durumdan geçen bir şamdanın hikayesi...
Vatanlarından sırf bu şamdan ve birkaç kıymetli eser için ayrılmış bir milletin yaşadıklarını konu edinen, yaşlıların gençlere gördüklerini anlatıp bir gün kurtuluşa erme ümidini hiç kaybetmeden sürekli azmetmesini anlatan ve sonunda da yedi kollu, altın kaplama, ışığıyla cevresini aydınlatan şamdanın sonsuza dek oradan oraya savrulmasını tabuta koyarak önleyen bir avuç Yahudili topluluğun dini ile imtihanını bizlere aktaran bir Stefan Zweig klasiği.️
Ben okurken biraz sıkıcı olsa da sonunda bitirdim ve kısa dini içerikli bir hikaye okumak isteyenlere örnek bir kitap olabilir.
Her kitab iyi veya kötü mutlaka bir amaç için yazılmıştır ve okunmaya değerdir...
Ve bu kitap sayesinde bir kez daha anlıyoruz ki vatansız, topraksız, milletsiz bir yaşam düşünülemez. Herkese kendi toprakları, herkese kendi vatanı en iyisidir. Gömülü ŞamdanStefan Zweig
Böyle hikayeleri o kadar seviyorum ki... Okurken farklı bir mutluluk ve huzur veriyor bana sanki. Sayfası fazla olmasa da içindeki olay örgüsü ve anlatım tarzıyla sanki daha uzun bir şey okumuş gibi oluyor insan. Hiç bitmesin diyor...
Roman Tolganay ve sevdiği adam, o dönemin en güzel ve hızlı buğday biçicilerinden olan Suvankul ve onların beraber geçirdikleri 20 yıldan fazla zamanı anlatıyor. Ta ki savaş zamanının gelip çalmasına kadar...
3 çocuk sahibi olan Tolganay ana ilk olarak yeni evli oğlunu, ardından sırayla diğer oğullarını ve eşini cepheye gönderiyor. Ve bir daha geri dönüşleri olmuyor...
O dönem yaşanan zorluklar, halkın erkek nüfusunun azalması, açlık, sefalet ve daha bir çok şey...
Kesinlikle sizlerde okuyun ve okutturun. Memnun kalacaksınız... Toprak AnaCengiz Aytmatov