Güzel Atlar Ülkesi
10/10
··
Beğendi
"Bazı kapılar sadece başka bir odaya değil, başka bir zamana açılır." Bu cümle, kitabın ruhunu en güzel anlatan cümleydi. Güzel Atlar Ülkesi, beni Kapadokya'nın büyüleyici atmosferinde, geçmişle bugünü buluşturan etkileyici bir yolculuğa çıkardı. Hasan'ın evlerinin bodrum katını genişletirken tesadüfen keşfettiği tünel, yalnızca bir yer altı şehrine değil; yüzyıllardır saklı kalmış sırların, acıların ve umutların da kapısını aralıyor. Hasan'ın merakıyla başlayan araştırma, Anitta'nın duvarlara kazıdığı satırlar sayesinde Bizans dönemine uzanan duygu yüklü bir hikâyeye dönüşüyor. Yazar, tarihi bilgileri kurguya ustalıkla yedirmiş. Okurken ne bilgi yüküne boğuluyorsunuz ne de kurgudan kopuyorsunuz. Bölümlerin kısa olması merak duygusunu sürekli diri tutuyor ve kitap kendini elinizden bıraktırmıyor. Kapadokya'nın mistik atmosferi, yer altı şehirlerinin gizemi ve geçmişten bugüne uzanan anlatımıyla severek okuduğum bir tarihi kurgu oldu. Ekrem Okumuş'un kalemiyle ilk kez tanıştım ama kesinlikle son olmayacak. Tarihi kurgu ve gizem sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
1000Kitap
Güzel Atlar ÜlkesiEkrem Okumuş · Mahlas Yayınları · 20265 okunma
Puan vermedi
Kapadokya’nın büyüleyici atmosferinde geçen hikâye, geçmişle bugün arasında kurduğu bağlarla dikkat çekiyor. Sayfalar ilerledikçe hem karakterlerin hem de mekânın gizemini biraz daha keşfetme isteği uyandırıyor. Özellikle bölgenin tarihi ve mistik dokusunun hikâyeye yedirilişini sevdim. En sevdiğim yanı akıcı ve yormayan anlatımı oldu. Bölümlerin kısa tutulması da merakı canlı tutuyor ve okumayı hızlandırıyor. Kitapta altını çizdiğim cümlelerden bazıları ise şunlardı: “Bazı kapılar sadece başka bir odaya değil, başka bir zamana açılır.” “Bir yaratıcıya ya da kutsallaştırdığı bir objeye ihtiyaç duyuyor insan. Sanırım bu, Tanrı’nın insana, onu yaratırken yüklediği özelliklerden biri.” Akıcı dili, merak unsuru ve Kapadokya’nın etkileyici atmosferiyle keyifle okuduğum bir okuma oldu. Yazarın kalemiyle ilk kez tanışmış olsam da yeni çalışmalarını merak edeceğim. Bu güzel hikâye için yazarın emeğine ve kalemine sağlık.
Güzel Atlar ÜlkesiEkrem Okumuş · Mahlas Yayınları · 20265 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·224 syf.··
2026 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:19
Cengiz Aytmatov; Türk edebiyat dünyasının en önemli yazarlarından biridir. Eserlerinde ülkesi olan Kırgızistan’ın yerel motiflerini sıkça kullanır. Elveda Gülsarı romanında da yine kendi ülkesinden bir hikaye anlatır. 1963 yılında yazılan romanda; Kırgızistan’ın o dönemde SSCB yönetimi altında olduğunu, sosyalist bir yönetimle şekli ile yönetildiğini bilmekte fayda var. Gülsarı, hem görünüşü hem de binicisini sarsmayan koşu tekniği ile diğer atlar arasından ön plana çıkan bir attır. Sahibi Tanabay ile birlikte ikisi de yaşlanmıştır. Birlikte girdiği bir yolculukla başlayan hikaye Tanabay’ın geçmişe dönük hikayeleri ile devam eder. Tanabay’ın sosyalizme, partiye ve kolhoz sistemine bağlılığı hikayenin ön planda olan konusudur. Bir insan ile bir at arasındaki dostluk ve bağlılık üzerinden ilerleyen hikâye, satır aralarına ustalıkla yerleştirilen sistem eleştirisiyle derinleşir. Aytmatov, Türk dünyasının en önemli yazarlarından biri olsa da eserlerinde anlattığı coğrafya ve dönemin siyasi koşulları günümüz okuruna biraz uzak gelebilir. Bu nedenle kitabı daha iyi kavrayabilmek için sosyalizm ve kolhoz sistemi hakkında temel düzeyde bilgi sahibi olmak faydalıdır. Aksi hâlde roman, yalnızca yaşlı bir at ile sahibinin hayat hikâyesi gibi okunabilir. Daha önce Cengiz Aytmatov okuduysanız bu kitabını da gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Eğer Aytmatov ile ilk kez tanışacaksanız ise Beyaz Gemi veya Toprak Ana ile başlamanın daha uygun olacağını düşünüyorum.
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Harikaydı
9/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:54
@ekremokumus571 ’un kaleme aldığı #güzelatlarülkesi - Bir Kapadokya Hikâyesi kitabının son sayfasını kapattığımda, kendimi uzun süre kitabın kahramanlarını ve o gizemli zamanları düşünürken buldum. Hikaye beni o kadar derinden etkiledi ki, okumayı bitirir bitirmez internetten yeraltı şehirleri hakkında derin bir araştırmaya giriştim. ​Yazarın ilmek ilmek işlediği anlatım tarzı gerçekten büyüleyiciydi. Geçmiş ve günümüz arasında kurulan o ince köprü, kitaba muazzam bir akıcılık kazandırmış. Öyle ki okurken zaman kavramımı kaybettim; kendimi kah geçmişin gizemli yeraltı tünellerinde Petrus’un yanı başında, kah günümüzde Hasan’ın hayat mücadelesinin tam ortasında buldum. Dilinin sadeliğine ve akıcılığına rağmen, taşıdığı duygusal yoğunluğu okuyucuya doğrudan aktarmayı başaran kalemi çok güçlüydü. Yazarın ellerine, emeğine sağlık. Spoiler içerir Hasan, evlerinin altında tesadüfen gizemli bir tünel keşfediyor. Durumu babasıyla beraber yetkililere bildirseler de araştırma yapılması için evlerini boşaltmak zorunda kalıyorlar ve Hasan’ın dedesinin yanına taşınıyorlar. Ancak içindeki merakı dindiremeyen Hasan, eski evlerine geri dönüp yetkililerden tünel hakkında bilgi almak istiyor. İşte her şey, orada bulunan kadim bir kitabın varlığını öğrenmesiyle başlıyor. Yetkilinin anlattığı bu kitap, yeraltı şehrinde yaşamış olan Petrus’un kendi kaleminden dökülen sırları barındırıyor. Hasan bu sayfaları araladıkça, o dönemin acılarına, umutlarına ve yaşanmışlıklarına bizzat tanıklık ediyor. ​Kitabı okurken Petrus’un o sarsıcı son sahnesini, Hasan’ın dedesinin gençlik maceralarını ve dedesinin günlüğünü okurken hissettiği o derin duyguları adeta kalbimin en derininde hissettim. Sayfaların arasında değil de, tam o tünellerin içinde, onlarla yan yanaymışım gibi bir his bıraktı
Güzel Atlar ÜlkesiEkrem Okumuş · Mahlas Yayınları · 20265 okunma
9/10
·100 syf.··
2026 43. kitabı
Hellloorriiii 🩶🩶 Hikâyemiz, Hasan'ın babasının evlerinin altındaki bodrum katını genişletmek istemesiyle başlar. Bu iş için Hasan'dan yardım etmesini ister. Hasan başta pek istekli değildir. Ancak babasını üzmek istemediği ve kazı işinin düşündüğünden daha kolay ilerlediğini fark ettiği için çalışmayı kabul eder. Toprak oldukça yumuşaktır. Hasan her kazma vurduğunda toprak kolayca açılır. Kazının ikinci gününde ise hayatlarını değiştirecek bir keşif yapar. Hasan kazarken bir anda kazması boşluğa denk gelir. Önündeki toprağı dikkatlice temizlediğinde gizemli bir tünel bulduğunu fark eder. Bunun ne olduğunu anlayamaz ve akşam babasının eve dönmesini bekler. Babası geldiğinde birlikte tüneli incelerler. Ancak ikisi de neyle karşı karşıya olduklarını çözemez. Hasan'ın babası durumdan şüphelenir ve yetkililere haber verir. Ertesi gün gelen uzmanlar incelemelere başlar. Yapılan araştırmalar sonucunda inanılmaz bir gerçek ortaya çıkar: Tünel, çok eski ve büyük bir yeraltı şehrine açılmaktadır. Bu keşif kısa sürede büyük yankı uyandırır. Yetkililer bölgeyi koruma altına alır. Hasan ve ailesi de evlerinin altında böylesine önemli bir tarihi yapı bulunduğu için başka bir yere taşınmak zorunda kalır. Fakat Hasan'ın merakı dinmez. Her gün okuldan sonra eski evinin önüne gider, çalışmaların nasıl ilerlediğini izler. Bir gün yine araştırmaları seyretmek için geldiğinde, yeraltı şehrinin girişinde çalışan yaşlı bir profesörle tanışır. Profesör, Hasan'ın bu şehri bulan kişi olduğunu öğrenince ona gülümser. "Sanırım sana anlatmam gereken bir hikâye var," der. Hasan bunun sıradan bir hikâye olduğunu düşünür. Ancak profesörün anlatacakları, yeraltı şehrinin yalnızca eski bir kalıntı olmadığını ve içinde yüzyıllardır saklanan büyük bir sırrın bulunduğunu ortaya çıkaracaktır...
Güzel Atlar ÜlkesiEkrem Okumuş · Mahlas Yayınları · 20265 okunma
7/10
·192 syf.··
2026 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:32
Kristin Hannah - Mucizeler Yağarken Kristin Hannahin okuduğum 4. kitabi ve en son Bülbülü okumustum ki bilenler bilir 10 üzerinden 9 belkide 10 puanlık bir kitapti. Spoiler içerir Mucizeler yağarken kitabini ilk okumaya basladigimda ne yalan söyleyeyim uyuz oldum, yazar kitap yazmış olmak için yazmış bunu dedim. Çünkü baş karakterimiz Joy kocasının kendisini kız kardeşiyle aldattigina tanık olmasiyla yasadigi zor dönemi atlatmaya çalışırken bir gün kiz kardeşi kapısına gelir hamile olduğunu ve evleneceklerini söyleyip davetiye verir. Gururlu kızımız kaldıramaz tabi öfkeyle kendini yollara vurur ve havalimana gider. Hazırlıksız hiç düşünmeden macera yaşamak ya da uzak kalmak artik neye sayarsaniz atlar bi uçağa.. Uçak kaza yapar kazadan yaralı kurtulur kendine geldiginde kaza mahaline gitmektense oradaki insanlardan kaçar bilmediği yollara düşer. Ha bide uçağa binerken gördüğü bi motelin broşürü onu etkiler. Bu düştüğü yollarin ucunda ne tesadufse o moteli bulur. Yine ne tuhaftır ki motelde müşteri yoktur satılıktır ve sadece baba ve oğlu yasamaktadir. Çok yakin zamanda anne ölmüştür. Çocuk depresiftir annenin hayaliyle zaman gecirir sürekli, yaşıtlarına gore egitim konusunda geri kalmıştır destege ihtiyacı vardir vs. Kızımız çocukla saglam dostluk kurar oyunlar oynar okuma ve yazmayı ogrenmesinde yardımcı olur onu destekler ama bunları yasarlarken babamız kızı umursamaz pek hatta istemez konusmaz ne yaparsa ilişki adina cocugun "hadi baba joya şu olayı anlat", "hadi baba joy da gelsin", "hadi baba joyla dans et" gibi darlamalari üzerine yapar. Joy yakınlaşmaya çalışır adam karşılık vermez ama bu surecte beni irite eden basitce yasadigi evden sehirden uzaklasabilmesi, motelin viraneligine bakinca neler yapılması gerektiğini bilmesi çünkü onunda hep hayaliyMİŞ bir
Duygu ve Düşünce
Mucizeler YağarkenKristin Hannah · Doğan Kitap · 20252,871 okunma