Daha az konuşur oldum. Kalabalık ve mutlu masalarda herkesi daha dikkatli dinlemeye başladım. Birilerinin konuşmasını, bitsin de ben anlatayım demeden, sahiden onlara kulak kesilerek, ruhlarındaki titreyişi anlamaya çalışarak dinledim. Soranlara, "suskun görünüyorsun," "pek konuşmuyorsun," "daha ne var ne yok?" diyenlere, anlatacak bir şeyim olmadığını söyledim.