Mir'âtü'l-Işk, Abdurrahman el-Askerî tarafından kaleme alınan, XV. ve XVI. asır Bayrâmî hareketinin en eski kaynak eserlerinden biridir.
Bayramiliğin Erdebil tekkesi bağını gösteren en önemli eserdir.
Dolayısıyla bayramilik, melametiliğin ardılı, Aleviliğin öncülü dönemdendir.
Görsel: Eserden tasavvufi bir bölüm.
Rivayet ederler ki; bir gün Rabi'atü'l-Adeviye hazretleri bir elinde su dolu bir kova, bir elinde de ateş dolu bir kürek ile hızlı hızlı gidiyormuş. "Yâ Rabi'a! böyle acele ile nereye gidiyorsun?" diye soranlara; "Bu ateşle cennet köşklerini yakmaya, bu su ile de cehennemi söndürmeye gidiyorum. Böylece müminlerin cennet zevki ve cehennem korkusu ile yaşamalarını önlemek istiyorum." diye cevap vermiştir.
"Peygamber Efendimiz (s.a.v) :
Çarşıdan getirilen şeyi çocuklar arasında taksim ederken kızlardan başlamalı. Onlar kalben daha hassas, ruhen daha incedir..."
(Şir'atü'l islam)
"Hoştur bana Senden gelen,
Ya gonca gül yahut diken,
Ya hil'atu yahut kefen,
Kahrın da hoş lütfun da hoş.
Gelse celalinden cefa,
Yahut cemalinden vefa,
İkisi de cana sefa
Kahrın da hoş, lütfun da hoş"