benim kendi deneyimlerim de oldu. şu anda bedenimde beş yüz tane yara izi var. benimle birlikte darağacına gidecekler. önümüzdeki yüz yıl boyunca yaşasam bile bu aynı izler sonunda benimle birlikte mezara gidecekler.
fakat içimdeki yaşam gelgitleri çok güçlüydü. ben, darrell standing, ölmeye öyle güçlü biçimde gönülsüzdüm ki müdür atherton'la şef jamie'nin beni öldürmelerine karşı koyuyordum. kendimi öylesine yaşamaya zorluyordum ki kimi kez bu yüzden hâlâ burada olduğumu, yediğimi ve uyuduğumu, düşünüp düş gördüğümü, çeşitli benliklerime ait bu öyküyü yazdığımı ve uzun bir zaman dilimiyle bağlantılı fani varlığıma bir son vereceği su götürmez olan ipi beklediğimi düşünüyorum.
aptallar! sanki benim ölümsüzlüğümü beceriksiz aygıtlarıyla, ipleri ve darağaçlarıyla boğabilirlermiş gibi! bu güzel yeryüzünün üstünde yürüyeceğim, yeniden yürüyeceğim, hem de sayısız kere. ve etim kemiğimle yürüyeceğim, prens ve köylü, bilgin ve soytarı olacağım, yüksek yerlerde oturacak ve tekerin altında inleyeceğim.
Bu yürek şimdi ölmüş durumda, artık ondan dışarıya yansıyan hiçbir coşku yok gözyaşlarım kurudu, artık beni canlandıran gözyaşlarımın ferahlatamadığı düşüncelerim kaşlarımın endişeyle çatılmasına neden oluyor.