A.

A.
@aurora000
50 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Teselli ya da tavsiye niyetine söylediği her şey yarama tuz basıyor.
Edebiyat
Reklam
Yayın dünyası kendine bir şampiyon- yeterince çekici birini, havalı, genç ve, hadi ama, hepimiz aynı şeyi düşünüyoruz, söyleyelim gitsin, yeterince "çeşitlilik" arz eden birini- seçer ve bütün parasıyla imkanlarını üstüne yağdırır. Müthiş keyfi bir durum yani. Ya da keyfi değil belki ama kişinin kaleminin gücüyle hiçbir alakası olmayan etkenlere bağlı.
Edebiyat
Puan vermedi
Aytmatov'un bu eseri savaş yıllarında askere giden daha sonra asker kaçağı olarak geri gelen Seyde'nin kocası İsmail'in dönüşüyle başalıyor. Şeyde elinde olan bir avuç yemeği bile İsmail'e verip ona birşey olmasın da biz başımızın çaresine bakarız derken İsmail sadece kendini düşünüyor, hep ben düşüncesiyle yaşıyor. Seyde fedekar, güçlü, merhametli tarafken İsmail hep korkak ve bencil taraf oluyor kitapta. Seyde'de Aytmatov'un yazdığı güçlü, kahraman kadınlardan biri. Korku, aşk, heyecan, cesaret, fedekarlık, yoksulluk, acı, güç tüm bu duyguları bu kısacık hikayede Seyde karakteri ile yaşıyorsunuz. Bu duyguların yanında bencil olan bir insana ne kadar yarım etsenizde size bir miktar bile minnet duymadığını görüyoruz. Aytmatov'un şuan kadar okuduğum çoğu eserinde aynı temayı işlemesi ama her seferinde bambaşka hissettirmesi beni büyüleyen yanlarında biri olduğunu söyleyebilirim. Bu kitapta onlardan biri.
Edebiyat
Yüz YüzeCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20215,6bin okunma
"Ben bir iş adamıyım," demişti İnej'e. "Ne eksik ne fazla." "Sen bir hırsızsın, Kaz." "Ben de öyle demedim mi zaten?"
1000Kitap