Sonra Max, Ava'yı yeniden öptü. O kadar derin ve uzun bir süre öptü ki sanki bir güneş doğdu, battı, sonra yine doğdu...
Sayfa 254 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Totaliter propagandanın doğa ve kader aşkı, bedene bağlanmışlığa ve başarısızlığa uğramış uygarlığa karşı üstünkörü duyulan bir tepki­den başka bir şey değildir. Bedenden kurtulunamaz ve vurulamadığı noktada ona övgüler düzülür. Faşistlerin "trajik" dünya görüşü gerçek kanlı düğünün ideolojik bekarlığa veda gecesidir. Orada bedeni öven­ler, o jimnastikçiler ve açık hava düşkünleri hep öldürmeye en yatkın kişiler olagelmişlerdir; tıpkı doğaseverlerin ava yakınlık duymaları gibi. Bedene seyyar bir düzenek gözüyle bakar, eklem yerlerinden bö­lümlere ayırır ve eti de iskeletin kaplaması olarak görürler. Bedeni kullanmayı öğrenirler, uzuvlarına sanki gövdeden ayrılmış parça­larmış gibi davranırlar.
Sayfa 312·Kitabı okudu