Çocuktaki bilgi arzusunun temeli korkudur ve bu korku, dönüştürülmüş libidonun ifadesidir, yani bu yaştaki bir çocuğun gelişimi için gerekli ya da faydalı olmayan nevrotik bir içedönüklüğün ifadesidir.
İlkel insanın zihni bir disiplinini yani bilgi eleştirisini henüz bilmez, ilkel insan için dünya, kendi fantezi ırmağındaki hayal meyal bir görüntüdür. Özne ile nesne ayırt edilmeksizin iç içe geçmiştir.
Örneğin iki kişi farz edin. Birisi binlerce kitap okumuş, diğeri hiç okumamış olsun. Gelgelelim ilki o binlerce kitapta ne okuduğunu unutmuştur ama yine de kitap okumayandan farklı bir insan olacaktır. Siz de okumuş olanı anında saptayabilirsiniz çünkü bilinçdışı unutmaz.
Her şey bize fazla geldiğinde kopma eğilimi sergileriz ya bulunduğumuz yerden fiziksel olarak ayrılırız ya da kendi parçalarımızı veya deneyimimizin parçalarını duygusal olarak ayırırız. Her halükarda ''çekip gideriz''.Fiziksel olarak gidemediğimizde, farkında olmadan psikolojik açıdan gitmenin bir yolunu bulabiliriz; buna disosiyasyon denir.
Bütün geleneksel toplumlarda sorumluluk gerektiren her eylem kendi gizemli, insanüstü modelini yeniden üretir ve bu nedenle, kutsal zamanda gerçekleşir.