Her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük biraz daha artar. Vaaz verme çılgınlığı içimizde öylesine yer etmiştir ki, korunma içgüdüsünün bilmediği derinliklerden doğar. Her insan, kendisinin bir şey önereceği anı bekler ; ne önerdiği önemli değildir. Çöpçüsünden züppesine kadar herkes, cömertliğinin kesesinden harcar; hepsi mutluluk reçeteleri dağıtır, hepsi, herkesin adımlarına yön vermek ister. Ortaklaşa hayat, bundan dolayı tahammül edilmez hale gelir; insanın kendi hayatı daha da çekilmez olur.