Kısa sürede, değişmez bir gerçeği keşfetmiştim: Seks, nadiren sadece seksti. Seks, yoğun anlamlar yüklü bir deneyimdi. Başlangıçta cinsel semptomları tedavi edeceğimi düşünmüş olmama rağmen hastalarımın davranışlarını yönlendiren hemen her şeyin özü gelip psikolojiye dayanıyordu. Cinsel alışkanlıkların gerisinde birçok başka şeyin yattığını ortaya çıkarmaya başlamıştım. Bazıları, seksi bastırılmış duygularını dışa vurmak ya da kontrol edilemez duygularını yatıştırmak için kullanmıştı. Bazıları, hayal dünyalarının derinliklerine gömülmüş eski travmaları yeniden yaşayarak sorunlarının üstesinden gelmek için bir arayış içindeydiler. Çoğu, cinselliği güç, onaylanma, özsaygı, rahatlık ve şefkate dair karşılanmamış ihtiyaçlarını gidermek için kullanıyordu. Genellikle, hastalarım kendilerini yönlendiren güdüler konusunda sınırlı bir fikre sahipti. İçgüdüsel olarak, cinsel oyun alanını iyileştirme çabası içindeydiler ve sonuç genellikle cinsel işlev bozukluğu ya da iletişimsizlikti.
11 Eylül şokundan sonra dünyanın her tarafında onlarca bilim adamı bu anlaşılmaz olayı anlamaya çalıştılar. Kimse anlayamadı... Amerikalı araştırmacılara göre, medya, 11 Eylül'ü paketledi ve Amerikan halkına sattı.
Gerçek ve yalan birbirine karışmıştı ve ikiz kulelerle ilgili tüm deliller karartılmıştı. Öyle ki, New York Belediye Başkanı Giuliani, deliller araştırılmadan binalardan geride kalan her şeyi ortadan kaldırmıştı. Olay yerinde inceleme yapılmasına imkan tanınmamıştı. Bir olay oldu bitti! Sonuç mu?
Amerikan ordusu Afganistan'da ve Irak'taaydı!
Amaç,
Türk halkını içinde bulunduğu toplumla karşı karşıya getirmek ve toplumsal bağlarını koparmaktı.
Neden mi?
Nedeni yıllar sonra Amerikan istihbaratından Zalmay Khalilzad açıklıyor:
"Amerika için gündemin ilk maddesi enerji güvenliğidir. Bu açıdan Türkiye, İran Körfezi, Kafkasya ve Orta Asya'daki önemli petrol ve gaz kaynaklarına yakınlığı ile eşsiz bir konumdadır."