Arapça'da ye'cûc şeklinde telaffuz edilen sözcüğün aslının Grekçe teagog (teos-agos) olduğu sanılmaktadır "Tanrıları kendi arzu ve istekleri doğrultusunda sevk eden, onlara tedhiş uygulayarak zorla istediğini yaptıran" anlamına gelir. Me'cûc ise, demos-agos (demagog) köküne nisbet edilir ki, "insanlar üzerinde etki yapan, psikolojik baskı oluşturan" anlamına gelir. Önceleri olumlu anlamda kullanılan kelime sonraları "zorba, eşkıya, çete, terör şebekesi" anlamına kullanılmıştır. Ye'cûc "çete başı" için, Me'cûc ise, "eşkıyalık yapıp terör estiren çete için" kullanılmıştır. Musa Carullah'ın dediği gibi Ye'cûc-Me'cûc yeryüzünün her tarafında, her millette, her çağda bulunabilir. Kur'an'da, bunların cinsiyetleri, zaman ve mekanı sınırlanmamıştır. Günümüz itibariyle askeri ve ekonomik gücüyle bütün yeryüzünü işgal etmiş olan egemen küresel güçler en dehşetli anlamıyla Ye'cûc ve Me'cûc'turler. Eski şirk dinlerinin bütün teorilerini, eski paganların bütün putlarını kendine mal ettikten sonra, kendi silah ve para güçleri ile hem Allah'a karşı başkaldıran (teagog; ye'cûc), hem de insanlığa güç kullanarak tahakküm eden (demagog: me'cûc) küresel egemen güç, yeryüzüne gelebilecek ye'cûc-me'cûc'lerin en gelişmiş en ileri ve en dehşet örneğidir(Ö.R. Doğrul, Tanrı Buyruğu, İstanbul-1955).
~Enbiya Suresi- 96.Ayet-not:9~