mehmet varilci

mehmet varilci
@avarilci3
Industrial Engineering
Yıldız Technical University
İstanbul
133 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·200 syf.··
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 11:25
“Sevgi, özgürlüğün yalnızlık ve kaygı doğuran korkusunu aşarak, ihtiyaçtan değil özgürce vermekten doğan; insanın hem kendini hem başkasını var etme sanatıdır.”
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,7bin okunma
Reklam
10/10
·104 syf.··
2025 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 20:15
Düşüş, modern insanın kendi suçluluğunu tüm insanlığa yayarak temize çıkmaya çalıştığı, içi boşalmış özgürlük ve çürümüş adalet çağında geçen bir vicdan trajedisidir.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 202319,2bin okunma
8/10
·272 syf.··
2025 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2025 00:18
Merhaba, Kitabın ismi oldukça ilginç, değil mi? Bence de öyle. Açıkçası, kitabın teknik olarak deneme yazılarından oluştuğunu bilmeden önce, kurgusal bir yapıya sahip bir öykü olduğunu düşünmüştüm. Ancak kitabın adının, içindeki altı farklı deneme yazısından birinin başlığı olduğunu öğrendiğimde, bu isme özellikle bir ayrıcalık tanındığını fark ettim. Bu kitabı okurken hissettiğim şey, yazarın belki de hayatının son dönemlerinde, geçmişte sıkça yaptığı ve büyük keyif aldığı sohbetleri artık kendi iç dünyasında sürdürdüğüdür. Emeklilik ve yaşlılık gibi kavramlar, insanı hayatın keşmekeşinden uzaklaştırarak bir durulma noktasına getiriyor olabilir. Bu süreçte kişi, kendi içine daha fazla dönüp geçmişinin muhasebesini yapma eğiliminde olabilir. Fatih Harbiye ve Ud Çalan Kadınlar Üzerine başlıklı bölümde, yazar Peyami Safa’nın Fatih Harbiye romanından alıntılar yaparak, Cumhuriyet dönemindeki Batı-Doğu karşılaşmasını ve doğulu insanın bu kültüre bakış açısını Neriman karakteri üzerinden anlatıyor. Başlangıçta ışıltılı gelen bu yeni hayat, romanın sonunda geleneksel değerlere geri dönüşle noktalanıyor. Ancak süreç boyunca yaşanan gelgitler ve içsel çatışmalar, eseri özel kılan unsurlar arasında yer alıyor. Kitapla ilgili en keyif aldığım diğer bir nokta ise İstanbul gibi kadim bir kentin, keşfetmem gereken yerlerine dair bana adeta bir kılavuzluk etmesiydi. Bazen, hatta çoğu zaman, İstanbul’un hakkını veremediğimi düşünürüm. Hep hayalini kurduğum ve bir gün ulaşmayı hedeflediğim şey, bu şehrin tarihi ve kültürel dokusunu derinlemesine anlayıp ondan gerçek anlamda tat alabilecek bir kültür seviyesine erişmek. Bugün yanından fark etmeden geçtiğimiz birçok yer, katmanlı hikâyeler barındırıyor. Ancak biz, gözümüzün önündeki bu zenginliği fark edemeden yolumuza devam ediyor,
Ud Çalan KadınlarReha Tanör · İthaki Yayınları · 2024134 okunma
10/10
·136 syf.··
2025 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 17:53
Merhaba, Uzun zamandır okumak istediğim ve adını sıkça duyduğum bir eser olmasına rağmen, "Beyaz Zambaklar Ülkesinde"yi okumak Mart 2025’e nasipmiş. Kitabı bitirdikten sonra, Atatürk’ün neden bu kitabın okunmasını tavsiye ettiğini çok net anladım. Böylesine eserleri okumayı çok seviyorum. Ağdalı cümlelere başvurmadan, doğrudan meselenin özüne inen, fikirleri vurucu bir şekilde sunan ve bunu edebi gösteriş kaygısıyla değil, tamamen düşünsel bir dertle yapan bir kitap. Şunu belirtmek gerekir ki, kitap klasik anlamda kurgusal bir hikâye barındırmıyor. Ancak bu, kitabın bir anlatı düzenine sahip olmadığı anlamına gelmiyor. Aksine, eser oldukça sistematik bir şekilde, bir ulusun kendi kendine yetebilmesi, yoksulluktan kurtulup refah içinde ve özsaygısını koruyarak yaşayabilmesi için gereken adımları bir kılavuz niteliğinde sunuyor. Yazar Grigory Petrov, Finlandiya’nın 19. yüzyıldaki dönüşüm sürecini, halkın eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi yoluyla nasıl bir medeniyet inşa ettiğini anlatıyor. Özellikle "Sonsuz Mücadele" başlıklı bölüm beni derinden etkiledi. Yazarın zekâsı ve bilgeliği burada en parlak hâlini alıyor. İyilik ve kötülük arasındaki mücadeleyi öylesine derinlikli bir bakış açısıyla sunuyor ki, okurken düşünmemek ve hayran kalmamak mümkün değil. Verdiği örnekler ve tarihten aktardığı şahsiyetler, onun sadece bilgili bir yazar olmadığını, aynı zamanda bu bilgileri etkili bir şekilde kullanma konusunda da usta olduğunu gösteriyor. Fakirlik, sefalet ve geri kalmışlık, bir toplumun kaçınılmaz kaderi değildir. Gelişmek ya da gelişememek, yapılan tercihlere ve izlenen yollara bağlıdır. Bu yüzden "Beyaz Zambaklar Ülkesinde", özellikle gelişmekte olan ülkeler için bir ilham kaynağı olmalıdır. Kitap, yalnızca bireylerin değil, toplumların da nasıl bilinçlenip
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,6bin okunma
10/10
·136 syf.··
2025 6. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2025 01:33
Merhaba, Kitabı henüz bitirdim ve hissettiklerimi, duygularımın sıcaklığıyla paylaşmak istiyorum. Bu yazıyı okurken kitabın içeriğine dair bazı anekdotlarla karşılaşabilirsiniz; bu yüzden eseri okuduktan sonra incelememi değerlendirmenizi tavsiye ederim. "Toprak Ana" incecik bir kitap, ancak bu kadar az sayfaya böylesine derin bir duygu yoğunluğu nasıl sığdırılmış, anlamak gerçekten güç. Cengiz Aytmatov'un kalemiyle ilk kez tanışıyorum ve bu eser, onun diğer kitaplarını da okumam gerektiğini bana fazlasıyla hissettirdi. Gerçek anlamda edebi bir şölen. Kitaba gelecek olursam, Aytmatov savaşı ön cephede değil, cephe gerisinde bıraktığı yıkımla ele alıyor. Savaş, beraberinde sadece ölüm ve yıkımı değil, insanların umutlarını, hayallerini, yaşama sevincini ve ailelerini de götürüyor. Bu kitapta, savaşa giden köy erkeklerinin ardında bıraktıkları hayatları, Tolgonay Teyze'nin ağzından dinliyoruz. Savaş öncesinde nasıl bir aile olduklarını, Suvankul ile yaşadığı aşkı, bu aşkın meyvesi olan ve savaşta kocasıyla birlikte yitirdiği üç oğlunu... İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte, eli silah tutabilen genç-yaşlı pek çok insan cepheye çağrılır ve birçoğu geri dönmez. Kitapta, savaşın sona erdiği ve askerlerin köylerine döndüğü sahne iç burkan bir gerçekliği gözler önüne seriyor. Köylüler heyecanla anayola çıkıp beklemeye koyuluyorlar, fakat köy girişinde sadece bir asker iniyor... Gidenlerden geriye sadece bir kişi dönebilmiş. Bu sahne, savaşın acımasızlığını ve geride bıraktığı büyük kaybı iliklerinize kadar hissettiriyor. Kitap, kadınların fedakârlıklarını, sabırlarını ve azimlerini gözler önüne seriyor. "Zor zamanlar güçlü insanlar yaratır" derler, ancak bu güçlü insanların ne bedeller ödeyerek ayakta kaldığını görmek insanın içini burkuyor. Keşke güçlü
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,7bin okunma
Reklam