''Bu size ne hissettirdi?'' diye sorduğumuzda onlardan sıklıkla duyduğumuz ''Bilmiyorum'' ya da çok genel bir ''Kötü'' cevabı bu soruna güzel bir örnektir. Çoğu zaman bu cevaplr, danışanın duygularıyla ilişkili farkındalık ve onları adlandırma sorunlarına işaret eder.
terapi sürecinin başarılı olması için düşüncenin ortadan kaldırılmasını ya da içeriğinin değiştirilmesini gerektirmez, düşüncenin işlevi ile çalışılır.
Genellikle duyguların davranışlara neden olduğu yaygın bir kanı olsa da davranışların nedeni duygular değildir. Duygusal tepkiler ve onlara eşlik eden davranışlar, çevresel olaylara bağlı olarak ortaya çıkar (Anderson ve diğ., 1997).
Davranışın hangi hızda azalacağını belirleyen o davranışın ne şekilde pekiştirildiğidir. Eğer bir davranış sürekli bir şekilde pekiştiriliyorsa pekiştiren sonuçların kesilmesiyle o davranış hızla azalır. Diğer yandan, davranış zaman zaman pekiştiriliyorsa pekiştiren sonuçların kesilmesiyle o davranışın azalması zaman alır.
Kaçma ve kaçınma davranışları, kişiyi olumsuz sonuçlardan koruduğu sürece işlevsel davranışlardır... Ancak kaçma ve kaçınma, işlevini kaybettiğinde pek çok psikolojik sorunu sürdüren klinik olarak önemli davranışlar haline gelirler.