Yaşamak güzeldi; sabahlar, akşamlar vardı.
Bin türlü güzel şeylerle doldurduğumuz saatler vardı.
Uyumak ve uyanmak vardı; rüyalar vardı, hayaller vardı.
Bahçe duvarının üstüne çıkıp oturdular. Ayakları sarkıyordu. "Benim çocukluğum iște burada geçti." dedi. "Burada, bu bahçede, șu gördüğün sokakta..." Üç ya da dört katlı (tam hatırlayamıyordu) apartmanın bahçesi topu topu bir koșumluktu. Bir koșumluk bahçede bir çocukluk yașanmıștı. Baktı gözlerinin içine, gülümsedi ona. "Çocukluğun da senin kadar güzel olmalı." dedi.