Böyle söyledi Zerdüşt kitabını okumayı yıllardır hep erteledim, iyiki de ertelemişim. Tarih bilmeden, psikolojiye dair okumalar yapmadan, özellikle de İncil’i okumadan bu kitabı anlamam mümkün olmayacaktı. Çünkü kitapta İncile oldukça fazla gönderme var. Tanrı’dan bahseden eseri referans almadan nasıl anlatabilirsin ki Tanrı’nın öldüğünü, ve acaba öldü mü? Bir parça okuduktan sonra bayağı düşündüren bir kitap. Sanki ruhuma söylüyor birşeyler. Yazılanlar doğrudur yanlıştır diye yorum yapılacak bir kitap değildir, sadece okunur ve üzerine düşünülür. Mesela bu kitabı okumadan önce: insan tabiatını tanıma, sevme sanatı ve yanında da bir felsefe tarihi okuyabilirsiniz. Olmazsa olmazı: İncilden Matta Markos Luka Yuhanna yı okumak gerekir.
İnsana farkındalık kazandıran ve kişinin kendisini ve etrafındaki kişileri bir nebze olsa anlamasına yardımcı olan bir kitap. Birkez daha okumayı düşünebileceğiniz kitaplardan olacaktır.
Bu kitabı okuyana kadar dünyadaki en zekice buluşun Einstein in genel görelilik yasası olduğunu düşünürdüm. İnsan ruhunu bu kadar derin, dünyayla olan ilişkisini bu kadar net anlatmasından ötürü artık bu kitap diyorum. Bana rusça öğren ve daha iyi anla dedirten kitaptır .
Ne kadar rasyonal biri olduğunu düşünsen de aslında gerçeğin rasyonallikle pek ilgisinin olmadığını gösteriyor. Raskolnikov çok zeki ama kitabın sonunda kaybeden kendisi, çünkü onun fikirleri ile gerçek hayat örtüşmüyor hatta daha fazlası.
Rasyonalizm eleştirisini kısa ve öz biçimde ele alıyor. Yeraltı filmiyle konusu çarptırılan kitabı dönemin ruhunu anlamadan okumak da anlamsızca geliyor. İnsana gerçekçi yaşam ile mantıklı yaşam arasındaki çizgiyi göstermektedir.