İngilizler dünyanın en ırkçı, Haçlı kafalı, fakat bunu çok usturuplu yapan bir milletidir. Batılıların hepsi aynı karakterdedir. İnsanlıktan bahsederler ama aslında insanlıkla alâkaları yoktur. İngilizler gitmiş Kızılderilileri yok etmişler, İspanyollar gitmiş, Güney Amerika'daki bütün medeniyetleri yok etmişler, kitaplarını yakmışlar, bu hadiseleri hâlâ devam ediyor. Amerikalılar kötü de Avrupalılar iyi mi? Avrupalıların kafası aynı Haçlı kafası, ama bizimkilerde bir Avrupa hayranlığı sürüp gidiyor.
Bir gün, hatırlıyorum, harp zamanı cephedeyiz, düşman tarafında bir makineli
tüfek mevziini imha etmemiz gerekiyor. Senegallilere saldırı için üç kez emir
verildi, üçünde de geri püskürtüldüler. Bu arada Senegallilerden biri, biz "Toubab"ların* neden saldırıya katılmadığımızı sitemle sordu. Tabii, o koşullarda, kimse, kimin "Toubab';
kimin "yerli" olduğunu bilebilecek durumda değildi. Ama yine de Antilliler, kendilerinin Avrupalılarla özdeşleştirilmesinde şaşılacak bir yan görmek şöyle dursun, bunu gayet doğal karşılıyorlardı. Antilliler olarak o günler eksikliğini duyduğumuz tek şey, Avrupalı değil de Zenci sayılmaktı herhalde. Avrupalılar hor görüyordu Senegallileri ve Antilli Zenci karşı konmaz bir efendi olarak hüküm sürüyordu bu siyahlar alayında.
Toubab: Avrupalı. (ç. n.)
“GİYOTİN : İnsanı daha akıllı hale getirmek için kafasını budamak çok akıllıca. Avrupalılar bu yüzden çok akıllı. Bizimkiler ortaçağ boyunca şiir yazarken onlar giyotinle kendilerini geliştirdiler.”
Gayritürkler daha mesuttu. Askere gitmiyorlar ve büyük devletlerin himayesine mazhar olduklarından boyuna çocuk yapıyorlar ve zengin de oluyorlardı. Avrupalılar “Türkler adam olmazlar.” diyorlar ve hristiyan unsurun terakkisine her cihetten yardım ediyorlardı. Büyük devletler aralarında bir harp çıkmasına sebep olmadan “hasta adam” dedikleri Türklerin mirasını paylaşma planını çiziyorlardı. Türklerde de “artık biz adam olmayız” kanaati uyanmıştı. Çünkü yukardaki acıklı hallerden başka maneviyatı kıracak daha çok şeyler vardı.
Avrupalılar iktisadi ve mali ve hatta siyasi her işimize hâkim olmuşlardı. Ve en acıklısı, Türk milletini gerilik ve kabiliyetsizlikle itham ediyorlardı.