Avşin

Avşin
@avsinnn
Mardin
29 Ocak 1992
6 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Uzak, çoğu kez bir arzuyu, bir hayali, bir ütopyayı imler ve uzağa bakmak gereklidir. Ama uzağı daha berrak görebilmek için ona yakınlaşmak, yakınlaşmak içinse ilk adımlarla yakın yolları arşınlamak lazım gelir. Zira yol, görmeye çalıştığımız belli-belirsiz "uzak" değil; bizzat yürüdüğümüz şeydir ve biz yürüdükçe yol olur. Uzak olana ulaşma yolculuğu ise ilk adımlarla başlar; ilk adim en yakınımıza atacağımız adımdır...
Reklam
Bir bebeğin doğumunu uzun zaman önceki bir cinsel birleşmeyle ilişkilendiren, doğumun cinsel birleşmenin bir sonucu olduğunu keşfeden ilk insan çok heyecanlanmış olmalı. Bu insan, bu muazzam keşiften sonra, gördüğü her doğumun öncesinde bir birleşme saptamaya çalışmıştır herhalde. Güneşin doğuşu neyle neyin birleşmesinin sonucudur acaba, bir akarsuyun doğuşu, yeni bir düşüncenin doğuşu, dilin doğuşu, şairin doğuşu? Şair, kendisinden önceki şiir ile kendisinden sonraki şiirin birleşmesinden doğar.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Ne talihsiz bir varlıktır, bu insan... Tarihin başlangıcından bu yana hep üretiyordu ve ürettiğine yabancılaşıyordu. Yeryüzündeki tek düşünen canlıydı ama düşüncesinden uzaklaşıyordu. Yaratıyordu, yarattığını kaybediyordu... Bir çocuğun masumiyetiyle buluyor, ortaya çıkıyor, yine o çocuğun sevinciyle oynuyor ve bir yerden sonra elinde kimin kurbanı oluyordu. Onu ilk haliyle tutmayı, onunla ilk anki heyecanıyla ilişkilenmeyi sürdüremiyordu. Devleti buluyor, çarklarında eziliyordu; dini buluyor, onun tanrılarına kurban ediliyordu. Parayı buluyordu, ilk satılan kendisi oluyordu. Ve insan, insan olduğuna pişman oluyordu...
Sayfa 182·Kitabı okudu
Yol, kendimizi ve birbirimizi tanımaya başladığımız ilk mekandır. Yeter ki bir kez yürümeye, bir kez o ilk adımı atmaya karar verelim. Yeter ki bir kez yola bakmaya cesaret edelim. Mahkum olduğumuz o mekandan ayrılmayı düşleyelim. Bir kez içimize bulmanın, keşfetmenin heyecanı düşsün. Bir kez kendimizi aramaya karar verelim ve yola çıkalım...
Sayfa 61·Kitabı okudu
Kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum. Unutmam mümkün olsaydı, unutmak sürekli olsaydı, gözlerim kazansaydı da azar azar uykunun ötesine, mutlak hiçliğe gömülebilseydim, varlığımı artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım, bir mürekkep damlasında, bir musiki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki hissedilmezin içinde silinir, yok olurlardı. O zaman dileğime kavuşurdum.
Reklam