Ne talihsiz bir varlıktır, bu insan...
Tarihin başlangıcından bu yana hep üretiyordu ve ürettiğine yabancılaşıyordu. Yeryüzündeki tek düşünen canlıydı ama düşüncesinden uzaklaşıyordu. Yaratıyordu, yarattığını kaybediyordu...
Bir çocuğun masumiyetiyle buluyor, ortaya çıkıyor, yine o çocuğun sevinciyle oynuyor ve bir yerden sonra elinde kimin kurbanı oluyordu. Onu ilk haliyle tutmayı, onunla ilk anki heyecanıyla ilişkilenmeyi sürdüremiyordu.
Devleti buluyor, çarklarında eziliyordu; dini buluyor, onun tanrılarına kurban ediliyordu. Parayı buluyordu, ilk satılan kendisi oluyordu. Ve insan, insan olduğuna pişman oluyordu...