"beni avut, beni gözet, beni esirge bu dünyadan."
1000Kitap
Küçücük bir çocuk gibi Al yeniden büyüt beni Öğret bana mutluluğu Sonsuzluğa yürüt beni Yarım kalmış düşlerim var Yarınlarla avut beni Yaralıyım, uykusuzum Kollarında uyut beni asi
Şiir
Reklam
Yalnız kalpler...
Yağmur da diner... Gözyaşın biter... Avut kendini... Gitti mi gider... Haziran Hanife Çıta
Şiir
Sevdiğim nadir şiirlerden.
Hüseyn Nihal Atsız 'Davetiye': Tarihteki eski Roma hoş bir hayaldir, Hayal bütün insanlarda olan bir haldir. Bu hayaller zamanları hızla aşmalı, Gök Türklerle Romalılar karşılaşmalı! Görmüyorsan gönlümüzün içini, körsün! Kılıçlarımız kınlarından çıkmayagörsün! Top sesleri, bomba sesi bize saz gelir; 17’ye karşı 44 milyon az gelir. Arnavudu yendim diye kendini avut, Yiğit Türkle bir olur mu soysuz Arnavut? Kayalara çarpmalıdır korkunç türküler! Dalmalıdır gövdelere çelik süngüler! Sert dipçikler ezmelidir nice başları! Ecel kuşu ayırmalı arkadaşları! En yiğitler serilmeli en önce yere! Kızıl kanlar yerde taşıp olmalı dere! Ülkü denen nazlı gelin erde şan ister! Büyük devlet kurmak için büyük kan ister.
Edebiyat
GÜNÜN ŞİİRİ
DAVETİYE ( NİHAL ATSIZ) Not: Şair şiiri ikinci dünya savaşında İtalyanların boğazları istemesi sonucunda yazmıştır.) Ey benito musolini! Ey gayet yüce, İtalyanlar başvekili muhterem Duce! Duydum ki, yelkenleri edip de fora Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora. Buyursunlar… Bizim için savaş düğündür; Din arabın, hukuk sizin, harp Türklüğündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa Türk eri de öyle gider kanlı savaşa. Hem karadan, hem denizden ordular indir! Çarpışalım, en doğru söz süngülerindir! Kalem, fırça, mermer nedir? birer oyuncak! Şaheserler süngülerle yazılır ancak! Çağrı Beğ’le Tuğrul Beğ’in kurduğu devlet İtalyalı melezlerden üstündür elbet; Bizim eski uşakları alda yanına Balkanlardan doğru yürü er meydanına; Çelik zırhlı kartalları göklere saldır… Fakat zafer sizin için söz ve masaldır… Dirilerek başınıza geçse de Sezar Yine olur Anadolu size bir mezar. Belki fazla bel bağladın şimal komşuna, Biz güleriz Cermenliğin kuduruşuna, Tanıyoruz Atilla’dan beri cermeni, Farklı mıdır prusyalı yahut ermeni? Senin dostun cermanyaya biz Nemşe deriz, Bir gün yine bec önünde düğün ederiz. Söyle, kara gömlekliler etmesin keder;
İnsanlar ve Duygular
Arnavut’u yendim de, durma kendini avut, Yiğit Türkle bir olur mu o soysuz Arnavut?
1000Kitap
Reklam
Reklam