9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 148. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:57
Selam kitap dostlarım Bugün sizlere Işık Güney'in Albino Gökkuşağı adlı şiir kitabından bahsetmek istiyorum. 71 sayfalık bu eser, doğayı, insanı, aşkı, zamanı ve yaşamın içindeki küçük detayları şiirin zarif diliyle buluşturuyor. Yağmur, ay, güneş, gün batımı, renkler ve gökkuşağı gibi imgeler sadece doğanın bir parçası olarak değil; duyguların, özlemlerin ve umutların da taşıyıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, şiirlerin günlük hayatın içinden çıkıp okuyucuyu düşünmeye davet etmesi oldu. Bir yandan aşkın izlerini sürerken, diğer yandan insanın kendini arayışına, zamanın geçiciliğine ve yaşamın içindeki çelişkilere dokunuyor. Işık Güney'in dili oldukça naif ve içten. Şiirlerinde kullandığı semboller ve felsefi dokunuşlar, metinlere ayrı bir derinlik katarken okuru yormuyor. Bazı dizelerin üzerinde durup yeniden okumak, farklı anlamlar keşfetmek istiyorsunuz. Şiir okumayı seven, doğa imgeleriyle örülü ve düşündüren metinlerden hoşlanan okurlara tavsiye edebileceğim bir kitap oldu. Şiirin renklerine dokunmak isteyenlere...
Albino GökkuşağıIşık Güney · Şiir Antoloji Yayınları · 20261 okunma
9/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2026 69. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:30
Ay başında okumaya başladığım serinin son kitaydı. Nobel Ödüllü Doris Lessing’in yarı otobiyografik beş kitaplık "Şiddetin Çocukları" serisinin son eseri olan Dört Kapılı Şehir, ana karakter Martha Quest'in gözünden İkinci Dünya Savaşı sonrası Londra'sındaki toplumsal değişimleri, psikolojik arayışları ve distopik bir geleceği işler. Hikaye, Martha'nın yeni bir hayat umuduyla Afrika'dan ayrılarak İngiltere'ye yerleşmesiyle başlar. Savaştan çıkmış Londra'da sosyalist ve entelektüel çevrelerle etkileşime giren Martha, bir ailenin evinde çalışmaya başlayarak hayatını Londra'nın kaosu içinde yeniden şekillendirir. Roman; Soğuk Savaş endişelerini, kadının toplumdaki yerini, akıl hastalıklarını ve zihinsel uyanış süreçlerini derinlemesine inceler. İlerleyen kısımlarda ise nükleer bir felaket sonrası Britanya'nın çöküşünü ve gelecekteki distopik bir dönemi resmeder. Muhteşem bir okumaydı gönülden tavsiyemdir. Doris Lessing
Dört Kapılı ŞehirDoris Lessing · Everest Yayınları · 20251 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sanılanın Aksine Mehmet Akif Ersoy
Puan vermedi·296 syf.·
2025 377. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) O sıkça rastladığım kafalardaki Mehmet Akif Ersoy ile okuduğum Mehmet Akif Ersoy'un arasında dağlar var... Sözü uzatmadan virgülü virgüle ataçlamadan konuya dikey dalış yapacağım. Hoş geldiniz. =) İlk olarak 2. Abdülhamit'e yazdığı şiiri sunmak isterim: YILDIZ'DAKİ BAYKUŞ "Çoktan beridir vardı benim bir derdim: Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim. O, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani' ne? Giderim ben, diyerek, vardım onun cami'ine. Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid, Koca Şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid." Belki kırk elli bin askerle sanılmış Yıldız; O silahşörler, o al fesli herifler sayısız. Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı: Sâde altmış bin adam kaldı namazsız en azı! Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma, Dedim ki: "Bunca zamandır nedir bu gizlenmek? Biraz da meydana çıksan da hasbihål etsek. Adam mı, cin mi nesin? Yok ne bir gören; ne eden; Ya çünkü saklanıyorsun bucak bucak bizden. Değil mi saklanıyorsu, demek ki: Korkudasın; Ya çünkü korkan adamlar, gerek ki saklansın. Değil mi korkudasın var kabâhatin mutlak!" NOT: Birçok tarihçi şunda hemfikirdir Mehmet Akif Ersoy, hayatının sonuna kadar pişman olduğunu dile getiren bir beyanı olmamış, hatta 1926'da Safahat adlı bir kitabının yeni baskısında bu şiire yer vermiştir. Bir diğeri... İstibdâd şiirinden: Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse, "Bu bir câni!" dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse. Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
VaizSinan Meydan · İnkılap Yayınevi · 2015209 okunma
görülmek
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:06
Birkaç ay önce almıştım bu kitabı. İlk birkaç sayfayı okumak istedim ancak devam edemedim; sanırım hazır değildim. Okuyunca ağlarım, çok üzülürüm diye endişe etmiştim. Bu sefer okumaya başlayınca çok hızlı aktı, bırakamadım. İlk olarak yazım yanlışları o kadar doğal ki canım Charlie'nin sesini duyuyor gibiydim. "Charlie’nin IQ’su 68’dir; bu sayı onun ‘eksik’ değil, sadece toplumun ölçüm sistemine göre tanımlandığını gösterir.” Tavşan ayağı, uğurlu para, at nalı... Bunların şans getirdiğine inanıp yanında taşıması, ona sarılmak istememe neden oldu. Akıllı birisi olmak isteyen, aslında çevresini gözlemleyen, çok çalışan ve çabalayan bir karakter. Sadece istediği şey: "Beni görün, ben varım." İlk görülmeyi istediğimiz yer ailemizdir. Eğer bu orada gerçekleşmiyorsa, arayışımız hayat boyu devam ediyor. Çok bilmek, tüm bilgiye ulaşmak bizi mutlu eder mi? Bunun bir sonu var mı? Herkesi ve her şeyi olduğu gibi kabul edebilmeyi başarsak, hayat herkes için daha güzel ve yaşanılır bir hâl almaz mı? Neden bunu başaramıyoruz? Kitapta yapılan deney sadece bir bilimsel süreç gibi görünmüyor; insanın “ne olduğu” sorusunu da ortaya atıyor. Charlie'nin yaşadıklarını düşününce; İnsan bazen sadece farklı olursa kabul göreceğini sanıyor. Ama aslında en temel ihtiyaç, olduğu hâliyle görülmek ve anlaşılmak. Hayvanlar bile bu sürecin dışında kalmıyor; deneyin kendisi, yaşamın ne kadar kolay araçsallaştırılabildiğini gösteriyor. Sonuçta kitap bende tek bir yere bağlanıyor: İnsan olmak, sadece “akıllı olmak” ya da “başarılı olmak” değil; görülmek ve varlığının kabul edilmesidir.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 9. kitabı
(Spoiler içermez) Sinan Sürücü'nün ilk romanı EyLüL. Sakın kitap'tan çıkmış. Sinan, İzmir'de avukatlık yapıyor. Aynı dönem staj yaptığımızdan bu yana tanırım kendisini. Severim de. Doğrusu bir kitap yazdığını söylediğinde benim için sürpriz olmadı. Ceza hukuku ile ilgili zaten bir kitabı vardı ve ikincisini yazmıştır diye düşündüm. Çıkarıp verdiğinde ise bir roman olduğunu gördüm ve oldukça şaşırdım. O gün güzel bir sohbetimiz oldu, konu konuyu açtı. ilk defa edebiyata olan ilgisini ve okuduklarını bu şekilde öğrenmiş oldum, doğrusu çok hoş bir süprizdi. Okumak için heyecanlandım. Hemen basladıysam da araya birşeyler girdi, okuyamadım, iki ay sonra ise kitaba ikinci bir başlangıç yaptim. Ve 300 sayfa iki günde bitti. Oldukça güçlü bir girişi var ve daha ilk sayfada okurum ilgisini yüksek bir seviyeye çeken bir hikaye ile karşılaşıyoruz. O ilgi son sayfaya kadar hiç eksilmiyor. Kitap akıp giden cinsten ve elinizden bırakmak istemeyeceğiniz kitaplardan oluyor. En azından benim için böyle oldu. Yüksek bir ilgiyle giriş yaptığım kitap kurgusu ile üç ayrı zamanda ilerleyen yapısıyla oldukça başarılı. İzmir İstanbul ve Ankara'ya ve o üç farklı zamana gidip geliyoruz. Roman kurgusal olarak bu gidiş gelişler nedeniyle okurla bağını hiç koparmiyor. Üstelik roman boyunca size bir de şarkılar eşlik ediyor. (Karakterlerin sevdiği bu sarkilardan liste de yapmayı düşündüm ben. ) Doğrusu tahmin edilmesi zor bir şekilde romandaki düğüm çözülürken okur olaylarin düşündügü gibi ilerlemedigini görüyor. Yazar ustalıkla bir yerde okuru uyutuyor okudukça olayların nasıl sonlanacagina dair guclu bir tahminiz oluşuyorsa da olaylar düşümug şekilde ilerlemiyor ve kitap farklı bir şekilde bağlanıyor. En önemlisi fazla kelimesi olmayan, okuru yormayan, canlı karakterlerine kolayca bağ
EylülA. Sinan Sürücü · Sakin Kitap · 20261 okunma
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 21:58
Konusu Bir sabah Londra'da sıradan görünen bir gün yaşanırken Samuel Wren metroya biner ve ortadan kaybolur. Ne bir tanık vardır ne de güvenlik kameralarında açıklayıcı bir görüntü bulunur. Aradan altı ay geçmesine rağmen Sam'den hâlâ haber alınamaz. Çaresiz kalan eşi Julia, kayıp insanları bulmasıyla tanınan David Raker'dan yardım ister. Raker araştırdıkça olayın basit bir kaybolma vakası olmadığını, herkesin sakladığı sırlar olduğunu fark eder. ' Hayalet ' lakaplı bir seri katil medyayı sallıyordu. İnsanları evlerinden, hiçbir iz bırakmadan kaçırıyordu. Olaylar ilerledikçe Sam ve ' Hırsız ' arasında bir bağlantı olup olmadığını merak etmeye başladım. Hatta Sam'in katil olduğunu düşündüm. Fakat kitap güzel ters köşe yaptı. Serinin üçüncü kitabından başladım ama önceki kitaptaki olaylar anlatıldığı için pek zorluk çekmeden devam edebildim.
Edebiyat
Tünel - Karanlıktan Çıkabilecek Misiniz?Tim Weaver · Ephesus Yayınları · 2014176 okunma