Savaş , savaş ne kadar korkunç bu yeryüzünde . Ne kadar gereksiz. Savaşın kızıştığı meydan mı yoksa cephe gerisindeki halk mı daha çok zorluk çekiyor diye bir soru sorulursa elbetteki savaş meydanı der insan . Ama Cengiz Aytmatov cephe gerisinde halkın yaşadığı zorlukları, açlığı, çaresizliği, yoksulluğu, yitirilen ümidi, sonu hüsrala biten bekleyişleri, özlemi, çoğu zaman yaşamak uğruna yitirilen insani duyguları, gerçekleşmesi mümkün olamayacak hayalleri o kadar içten o kadar vurgulayıcı ve gerçekçi anlatıyor ki cephe gerisinde kalıp o sıkıntıları çekmektense savaş meydanında bin kere ölmeyi yeğliyor insan.
Uçsuz bucaksız bozkırın gecelerini parlatan tek şey yıldızlar olmalıydı, ölüm kusan tüfeklerden çıkan kurşuların parıltısı da neyin nesiydi?
Atları bir kez daha çok sevdim.
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
Cengiz Aytmatov'a bir röportajında soruyorlar; sizin en sevdiğiniz eseriniz hangisi diye. Şöyle cevap veriyor:
" Benim en çok sevdiğim eserim Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek'tir. Çünkü onda aldatmaca yok, birbirini zorlama yok, hiçbir siyaset yok... bir çocuk, üç adam, deniz ve gökyüzü var. "
Kitabı okuduğunuz zaman Cengiz Aytmatov'a o kadar çok hak vereceksiniz ki. Kimbilir belki sizin de en sevdiğiniz Cengiz Atmatov eseri Deniz Kenarında Koşan Ala Köpek olacaktır.
Bu sefer çaresizlik Sarı bozkırın kalbinden mavi denizin kalbine taşınıyor. Ama bu çaresizlikleri bu şekilde kıyaslamak doğru mu bilmem. Topraktan gelen insan toprak üstünde elbette çareler bulabilir ya su böyle mi?
Su nasıl girdiği kabın şeklini alıyorsa insan da su içinde iken içinde bulunduğu kabın şeklini almaktan başka çare bulamıyor. Çünkü suya ayak basamazsınız su insanı yutar.
Aytmatov'un bozkır kitaplarında; birbirinin kuyusunu kazan, ayağını kaydıran, yaşamak için can alan insanların hikayeline şahit olduk. Ama bu eser farklı . Bu eserde farklı bir hikayeye şahit olacağız. Yaşamak için can alan değil yaşatmak için can veren insanların hikayesine tanık olacaksınız. Tanık olacak ve kendinize şunu diyeceksiniz: "İnsan insan derler idi, insan nedir şimdi bildim."
Kitaptan en sevdiğim alıntılar:
" Hayallerini, düşlerini bir başkasına aktaramazdı. Çünkü düşler aktarılamaz. İşte bu yüzden, insanlar bir iz bırakmadan yok olmamalıydılar. "
" Yıldızlar bizi hiç yanıltmaz, hep doğru yönü gösterir."
( Bu söz belki çok bilindik ama ben bunu çok sevdim. Çünkü bu bana Rasulullah'ı ve ashabını hatırlattı. Rasullullah şöyle buyurmuştu: ' Benim ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine tutunursanız kurtulursunuz.' Çünkü o da biliyordu yıldızlar insanı yanıltmazlar. İşte sahabesi de böyleydi