Ne için yorulacak bu ayaklar? Hangi insanı düzeltmeye yeter? Köşeme çekildim, fazla adaletede gelmiyor hayatlar, Kendime yaramak neye yeter? İnsan mazlumlara yardım etmezse zengin olsa ne yazar, İşte tam da bu yüzden köşeme çekildim. Kötüye sus desem ne yazar, Hangi kötüyü durdurabilirim? Karınca bile kavga ederken dünya malı için, Neyi düzeltebiliriz zaten. Artık adaletim susmaktır, Zenginlik dünya malı değildir, sihirli bir değnektir bazen..
Duygu ve Düşünce
öpülesii ayaklar yukarı çıktıkça ısınan hava orman gibii bölgelerde
Cinsellik Aşk Erotizm
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gelin birlikte bu dizeleri inceleyelim
Şair diyor ki; Senin gönlün meshûr ve müsâhhardır Ne demek? Bakalım. "Sevmek için insanın bahanelere sığınmasına gerek yok,zaten sebepsiz sevilir. Ama insan kırılmamak istiyorsa, incinmemek istiyorsa,kızmamak istiyorsa sürekli bahanelere sığınır ve her şeyi mâzur görür. Meshûr; sihirlenmiş,büyülenmiş,bir kişinin tesiri altına girmiş demektir. Şair diyor ki sevgilisine; "Sen bu dünyanın tesiri altına girmişsin, sen bu dünyanın rengine,ahengine ,debdebesine kanmışsın,aldanmışsın..." Ve müsâhhar; Köle edilmiş ,tutsak edilmiş. Sen bu dünyaya aldanmışsın ve bu dünya da,bu yalan dünya da , seni kölesi etmiş durumda. O yüzden o ne derse onu yapmak zorundasın. O benim gönlümü ayaklar altına almanı söylüyorsa,sen benim gönlümü ayaklarının altına alıyorsun. Ne yaptığının farkında değilsin, biliyorum. Kırıp döküyorsun ve umursamıyorsun,biliyorum. Aklın yerinde değil, biliyorum. Gönlün de yerinde değil, biliyorum. Gönlünü taşa döndürmüşsün, mâzursun. Eğer gönlün yerinde olsaydı, aşık adamın böyle basit şeylerle sınanmayacağını çok iyi bilirdin. Mâzursun. Kalbimi kırsan da mâzursun, Canımı yaksan da mâzursun, Canımı alsan da mâzursun. Sen mâzursun.

Üzüm

@User1019930
·
Senin gönlün dâima meshûr ve müsahhardır, mâzursun Gamın ne olduğunu aslâ bilmedin, mâzursun Ben sensiz bin gece kan yuttum Sen bir gece sensiz kalmadın, mâzursun
Çiçekler er geç solar, yahut ellerinde birinin yahut yapayalnız. Tarumar olur ayaklar altında ya da hiçe sayılır.
➡️ *İslam nimetinin elden çıkması* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 26.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: İslamiyet gibi, Allahın ihsan ettiği en kıymetli nimetlerin insanın elinden çıkmasının sebebi veya sebepleri nedir?* *Cevap:* İslam nimetlerinin elden çıkmasına sebep olanlar iki kısmdır: Birincileri, düşmanlıklarını açıklayan kâfirler olup, bunlar bütün silahlı kuvvetleri, propaganda vasıtaları ve siyasi oyunları ile, İslamiyeti yıkmaya uğraşıyorlar. Müslümanlar, bunları biliyor ve onlardan üstün olmaya çalışıyor. İkinci kısım kâfirler, kendilerine Müslüman ismini ve süsünü verip, din adamı tanıttırıp, Müslümanlığı, kendi akılları ile, keyiflerine uygun bir şekle çevirmeye uğraşıyor, Müslümanlık ismi altında, yeni, uydurma bir din kurmak istiyorlar. Müslümanların çoğu bu düşmanları, bazı sözlerinden ve İslamiyeti yıkıcı davranışlarından seziyor ise de, çok kurnaz idare edildikleri için, birçok sözleri revaç bulup, Müslümanlar arasında yerleşiyor. Bazıları da; “Bu asırda yaşayabilmemiz için, milletçe, topluca Garplılaşmalı, Batılılaşmalıyız” diyor. Bu sözün iki manası vardır: Birincisi, Batılıların fende, sanatta, imar ve refah vasıtalarında bulduklarını öğrenmek, yapmak, bunlardan istifadeye çalışmaktır ki, bunu İslamiyet de, zaten emretmektedir. Fen bilgilerini öğrenmenin farz-ı kifaye olduğu, kitaplarda, vesikaları ile bildirilmiştir. Bir hadis-i şerifte; *(Hikmet yani fen ve sanat, müminin kaybettiği malıdır. Nerede bulursa alsın!)* buyuruldu. Fakat bu, Batıya uymak değil, ilmi, fenni onlarda bile arayıp almak ve onların üstünde olmaya çalışmaktır. İkinci manada Batılılaşmak ise, ecdadımızın doğru ve mukaddes yolunu bırakıp, Batı'nın bütün âdetlerini, ahlaksızlıklarını ve hepsinden daha acı olarak, dinsizliklerini alıp, camileri kilise ve eski sanat eseri şekline
Alıntı
‮وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَنٖٓي اِسْرَٓائٖلَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْـلُنَّ عُـلُواًّ كَبٖيراً ‬‮﴿‭٤‬﴾‬‮ ‬ 4. Ve o kitapta, İsrail Oğulları’na uyarı amacıyla, ileride meydana gelecek şu olayları bildirmiştik: Muhakkak siz yeryüzünde iki defa geniş çapta bozgunculuk çıkaracak, sahip olduğunuz güç ve servetle şımarıp küstahlaşarak aşırı derecede taşkınlıklar yapacaksınız. Fakat yaptığınız her bozgunculuğun ardından, büyük bir felâketle yüz yüze geleceksiniz: ‮فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ اُولٰيهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَاداً لَنَٓا اُولٖي بَأْسٍ شَدٖيدٍ فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِؕ   وَكَانَ وَعْداً مَفْعُولاً ‬‮﴿‭٥‬﴾‬‮ ‬ 5. Bu çıkaracağınız fesat ve bozgunlardan ilkinin cezalandırılma zamanı gelince, güçlü kuvvetli ve acımasız kullarımızı üstünüze salacağız. Öyle ki, bunlar ülkenizi tamamen işgal edip hepinizi kılıçtan geçirecekler. Hatta evlerinizin arasında yakalayıp öldürecekleri bir Yahudi arayacaklar. Şüphesiz bu, gerçekleşmesi kaçınılmaz bir vaattir. ‮ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ الْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَاَمْدَدْنَاكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَنٖينَ وَجَعَلْنَاكُمْ اَكْثَرَ نَفٖيراً ‬‮﴿‭٦‬﴾‬‮ ‬ 6. Sonra nihayet aklınız başınıza gelecek ve tövbe edip yeniden Allah’ın kitabına sarılacaksınız. Biz de, düşmanlarınıza karşı yeniden toparlanmanızı ve onlara bir kez daha üstün gelmenizi sağlayacağız. Hem mal ve oğullarla –yani ekonomik, toplumsal, siyasî ve askerî güç bakımından– sizi destekleyecek, hem de genç ve dinamik bir nesil vererek sayınızı çoğaltacağız. Dolayısıyla: ‮اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَا ؕ   فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْبٖيراً ‬‮﴿‭٧‬﴾‬‮ ‬ 7. Eğer iyilik yaparsanız,
1000Kitap