Kusursuzluğun tanımı yapılabilmiş olsaydı, bu tanımdaki ölçütlere uyabilen bir kişi herhalde çok sıkıcı olurdu. Kusursuz olmaya çalışanlar bile öyle olduktan sonra!..
Sayfa 81 - Engin Geçtan, İnsan Olmak, Metis Yayınları, 13. Basım Şubat 2016 Yayıma Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen / Değersizlik Duygusu·Kitabı okudu
Bu anlamda ele alındığında, bir insana acıdığımız için bir şeyler vermek, vermek değildir. Üstelik, böylesi bir acıma duygusuyla kendisine bir şeyler verdiğimiz bir insanı umulmadık bir anda bize karşı düşmanca bir tutum içerisinde de bulabiliriz. Çünkü acıdıran ve acıyan aslında aynı paranın farklı yüzleri gibidir.
Engin Geçtan, İnsan Olmak, Metis Yayınları, 13. Basım Şubat 2016 Yayıma Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen / Değersizlik Duygusu·Kitabı okudu
Aslında herkesin çocukluk döneminde bir şeyler aksar. Ama insan, duyguların dürüstçe yaşanabildiği bir çevrede yetișmişse olumlu duygular gibi olumsuz duygularını da açıkça yașamayı öğrenebilir, dolayısıyla kendine fazla yabancılaşmaz. Eğer insanlar olumsuz duyguların evrensel olduğunu, reddedilme kaygılarının herkes tarafından yaşanmakta olduğunu ve bunun yalnızca yoğunluk derecesinin önemli olduğunu bilebilselerdi, bu tür duyguların üzerini fazlaca kapatmaz ve gereksiz bir suçluluğu da yaşamazlardı. Ne var ki, çoğu insan böyle duyguları yalnız kendisinin yaşadığı sanısındadır. Öyle ki, bazen birbirini yeni tanıyan iki insan reddedilme kaygıları sonucu birbirlerine yaklaşamazlar; her biri diğerinin kendisini kabul etmeyeceğini düşünür ve aslında gelişebilecek bir ilişki bu nedenle başlatılamaz. O reddetmeden ben reddedeyim kaygısı sonucu yalnız kalan insanların sayısı o kadar çoktur ki!
53/54 Engin Geçtan, İnsan Olmak, Metis Yayınları, 13. Basım Şubat 2016 Yayıma Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen / İnsanlardan Korkmak·Kitabı okudu