Yûnus her şeyden evvel bir İslâm mutasavvıfıdır. Onun bu özelliği, milli şair olmasına mâni teşkil etmez. Şiirlerin şekil özelliğinin yanlış değerlendirilmesinin bir başka sebebi ise, milli şairlerin sadece heceyle ve koşma şeklinde yazabileceği inancıdır. Bu yüzden ilâhilerin musammat gazel değil de, musammat koşma şeklinde yazıldığı söylenegelmiştir. Bu doğru değil-
dir.²⁴⁶
Eski tezkire ve tabâkât kitabı yazarları, mutasavvıfin şiirlerinden ilâhî veya nefes diye bahsederler. Şekil mevzuunda Lâmii, herhangi bir şey söylemez; fakat, bu ilâhilerin "tevhîd esaslarını açıklayan rumûz ve işaretler" olduğunu belirtir.²⁴⁷ Molla-zâde Şeyhî Süleymân Efendi'nin telakkisini şu cümlelerinden anlıyoruz: "Eş'ârı meşhûr-ı 'âlemiyândır. Kabaca Türki ibâretlerle gazeliyât u ilâhîyât ve rumûz u esrâr u nikâtlar söylemistir"²⁴⁸ Mollazâde, bu cümlesinde ilâhilerin "gazeľ" tarzında yazıldığını vurgulamış olmaktadır. Bu ibâre, Yûnus Emre'nin şiirlerinin nasıl anlaşıldığını göstermesi açısından pek mühimdir. Şu da var ki, Yûnus ilâhilerini şerh eden Niyâzi-i Mısri ve İsmail Hakkı Bursavî gibi mutasavvıfların risalelerinde, " Şerh-i beyt-i Yûnus Emre," "Şerh-i Ebyât-ı Yûnus Emre," "Şerh-i Kelimât-ı Yûnus Emre," "Şerh-i Gazel-i Yûnus Emre,' Şerh-i Güfte-i Yûnus Emre," Şerh-i Kaside-i Yûnus Emre," "Şerh-i Nutk-ı Yûnus Emre" gibi ²⁴⁹başlıklar bulunmaktadır. Bu risale başlıklarındaki "beyt, ebyât, kelimât, gazel, güfte, kaside, nutk" kelimeleri, Yûnus'un şiirlerinin şekil ve mahiyetini ortaya koymaktadır. Bütün bunlar ve divândaki şiirler göz önünde bulundurularak denebilir ki, Yûnus Emre, edebiyat tarihimizde, gazel, kaside, nutuk, ilahi veya nefes şairi olarak tanınmıştır, Bu cihetle, yukarıdaki iktibaslarımız arasından Faruk Kadri Timurtaş, Yûnus Emre'nin şirlerinin şekli konusunda en