daşdibek

daşdibek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·92 syf.·
2024 2. kitabı
Şule Gürbüz
7.6/10 · 8,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yaşamdaki en büyük başarının, seçip ayıklayıp pek az şey bırakmak; önemli olanın, başarı sayılabilecek olanın, sevip yaptıklarınız değil, belli bir bilinçle kaldırıp attıklarınız, sizi meşgul etmesine izin vermedikleriniz olduğunu düşünürsek benim kontrbasımı bir an önce dişleyip, yok edip, fırlatıp atmam, tüketim ve tükenim sürecini elden geldiğince hızlandırıp, anlama değil anlamsızlığa hiçliğe varmak istemem; bunun ötesini perişanlık ve beceriksizlik saymam çok doğaldır.
Sayfa 82 - İletişim Yayınları, 3. Baskı 2011, İstanbul. (Pdf)·Kitabı okudu
Sebebe sarılma şikâyet vardır Her sebepte uzun hikâyet vardır Eşyayı sır bağlar sen onu ara Allahtan varlığa sirâyet vardır Hayatı zorlarsan düşersin dara Zamana hükmeden dirâyet vardır Hidayet Peker
Benim için en büyük sanatkârlar, kendi mütevazı ve isimsiz ömürlerinde aşkın cennetini yaratmak suretiyle ölümü iradelerine muti edenlerdir. Biz her açılan bahar gülünde onların ruhunu koklar; her şafakta onların rüyasının yenileştiğini seyrederiz. Bir uykuyu cânanla beraber uyuyanlar.. Yahya Kemal'in hakkı var. Ömrün büyük ve dağdağalı gecesini bir aşkın yıldızlı uykusu yapanlar, bir ebediyet bahçesi olan bir ölümde uyanırlar. Tasvir-i Efkâr, 16 ikincikânun/Ocak 1941, nr. 4594-238
Sayfa 155 - Dergâh Yayınları, 12. Baskı, 2021·Kitabı okudu
Don Juan'ın bütün eksikliği buradadı. Hayat ve ihsasların kadehini birbiri ardınca boşaltan ve daha birini bitirmeden öbürüne saldıran bu kahramanın mağrur susuzluğunu, belki de bir keyfiyet yokluğunun bir kemiyetle hiçbir zaman telâfi edilmeyeceğini anladığım için olacak, hiç kıskanmadım. O, bütün ömrünce, her boşaltığı kadehin dibinde aynı gül rengi ifritin alaycı gözleriyle karşılaşmaya mahkûmdu. Hakikaten, bütün kadınları bütün içkileri ve bütün lezzetleri bir ömür boyunca birbiri ardınca tatmaktan ne çıkar? "Bu olsa olsa, bir ormanın bütün ağaçlarını teker teker tanımaya benzer. " Bize bu sayının ilâve edebileceği hiçbir şey yoktur. Böyle bir seyehat hiçbir susuzluğu teskin etmez, sadece hilkatin en cibillî âfetini, korkunç ifrit can sıkıntısını her adımda karşımıza çıkarmış olur, her adımda bir mücevher diye koşup elimize aldığımız parıltının, omuzlarımızın üstünde esen bu siyah rüzgârla bir yığın toprak haline geldiğini görürüz ve bu acı tecrübe ademin kapısından geçeriz. Ölmeyiz, can sıkıntısı bizi yutar. Tasvir-i Efkâr, 16 ikincikânun/Ocak 1941, nr. 4594-238
Sayfa 154 - Dergâh Yayınları, 12. Baskı, 2021·Kitabı okudu